Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4426 E. 2015/11337 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4426
KARAR NO : 2015/11337
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ
HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2014
NUMARASI : 2013/51-2014/231

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2013/51-2014/231 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin kuaför ve güzellik hizmetleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili adına TPE nezdinde 175140 sayılı 42. sınıfta yer alan kuaför salonu hizmetleri bakımından tescilli MOS esas unsurlu markanın bulunduğunu, söz konusu markanın esasında 1996 yılından beri tescilli olduğunu, müvekkilinin daha öncesinde bu markayı frenchise sözleşmeleri ile kullandığını, 2011 yılında icra yoluyla bu markanın tüm haklarını satın aldığını, müvekkilinin markasının sektöründe tanınmış bir marka olduğunu, davlalının daha öncesinde müvekkiline ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığını, müvekkilinin iş yerinden ayrıldıktan sonra TPE nezdinde 03, 08, ve 44. sınıflarda MOSPLUS ibareli markayı adına tescil ettirdiğini, markalar arasındaki benzerlik nedeniyle iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davacının müvekkilinin markasının varlığını bilmesine karşın kötü niyetle adına dava konusu markayı tescil ettirdiğini, müvekkilinin kendi markasını satın aldıktan sonra bu markanın serilerini oluşturmak için tescil başvuruları yaptığını, davalının da kendi markasına dayalı olarak müvekkilinin marka başvurularına benzer başvurular yaptığını, davalının markasını tescil edildiği şekilde değil müvekkilinin markasına benzer biçimde kullandığını, tüm bunların davalının kötü niyetine delil teşkil ettiğini ileri sürerek davalı adına tescilli 2011/58257 sayılı MOSPLUS ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin markasıyla davacı markasının benzer olmadığını, markaların farklı sınıflar yönünden tescil edildiğini, davacı markasının tanımış marka olmadığını, müvekkilince yapılan marka tescilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacı ve davalı markalarının esas unsurunun MOS ibaresinden oluştuğu, markalar kapsamında yer alan 44. sınıf hizmetlerin benzer olduğu, ancak davalının daha öncesinde davacı şirkette çalıştığı, davacı şirket ile davacı markasının daha önceki sahipleri arasında yapılan frenchise sözleşmeleri nedeniyle davalının, davacı markasından haberdar olduğu, aynı sektörde çalışan davalının davacı markasından haberdar olmamasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının basiretli tacir gibi davranmayıp kötü niyetle dava konusu markayı adına tescil ettirdiği, kötü niyetli tescil nedeniyle davalı markasının tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalı adına TPE nezdinde tescilli 2011/58257 nolu MOSPLUS ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 02/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.