YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4481
KARAR NO : 2015/11004
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/02/2015
NUMARASI : 2013/307-2015/38
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 22. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.02.2015 tarih ve 2013/307-2015/38 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların ve müvekkilinin kızı L. D.’in A.’ta bulunan ortak hesabındaki mevduatın davalı tarafından özel hesabına aktarıldığını, hesabın müvekkilinin kayınpederi olan davalı tarafından muvazaalı olarak bağış mahiyetinde açıldığını, bağıştan dönülemeyeceğini ileri sürerek 86.610,97 TL’nin hesap kapatma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, aksi halde 2/3’ünün davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu hesabın 18.03.2008 tarihinde müvekkili tarafından açıldığını, paranın da tamamının müvekkiline ait olduğunu, hesabın müvekkiline ait olduğunun kabul edilmemesi halinde ise davacının bu hesaptan payından fazlasını çektiğini, olayda bağışlamanın bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu müşterek hesaptaki payların davacının dava dışı çocuğu da gözetildiğinde 1/3’er oranında olduğu, davacının 104.277 TL çekmek suretiyle kendi payından fazlasını kullandığının belirlendiği, Linda Divrik yönünden açılmış bir davanın bulunmadığı, davacının çektiği parayı çocuğu için kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 26.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.