Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4492 E. 2015/11435 K. 03.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4492
KARAR NO : 2015/11435
KARAR TARİHİ : 03.11.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2014
NUMARASI : 2014/169-2014/306

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/10/2014 tarih ve 2014/169-2014/306 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “tazelen sek” ibareli 29, 30 ve 32. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının “T..” ibareli markasına dayanarak yaptığı itiraz nedeniyle müvekkilinin başvurusunun reddedildiğini, bunun üzerine müvekkilinin ret kararının kaldırılması istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın YİDK kararıyla reddedildiğini, başvuru konusu işaretle redde mesnet alınan markaların benzer olmadığını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ve şirket vekilleri, kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun olduğunu, anlamsal, görsel ve sescil olarak başvuru konusu işaret ile redde mesnet markanın bıraktığı genel izlenimin aynı olduğunu, kapsamlarındaki ürünlerin de aynı tür olduğunu savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin aynı veya benzer sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, her iki markanın aynı tür ürünleri içerdikleri, redde mesnet marka ile başvuru konusu işaretin karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kurum kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlığın hakimin hukuki bilgisi ile çözümlenebilecek nitelikte olmasına, işaretlerin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b bendi anlamında benzer bulunmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.