YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4716
KARAR NO : 2015/11386
KARAR TARİHİ : 02.11.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/05/2012
NUMARASI : 2011/127-2012/78
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/05/2012 tarih ve 2011/127-2012/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin “B.”… ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının tescili için başvuruda bulunduğu “R. S.” ibareli işaretin, müvekkilinin markaları ile gerek markayı oluşturan esas unsur gerekse markaların bütünü itibariyle bıraktığı intiba yönünden, ayırt edilemeyecek derecede benzer olup iltibas oluşturduğunu, TPE’ye yaptıkları itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararının iptaline ve davalıya ait “RİMA SENİNO” markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının markalarındaki asıl unsurlar kelime bütünlüğü ve kompozisyonu ile davalı markasındaki asıl unsurun kelime bütünlüğü ve kompozisyonunun birbirine görsel, işitsel anlamsal ve bütünsel olarak bıraktığı izlenim açısından iltibasa yol açacak benzerliğin bulunmadığı, tüketiciler tarafından markaların karıştırılma ihtimalinin olmadığı, “B..” ve “S..” sözcüklerinin zıt anlamlı olması ve davalı markasında bulunan R. sözcüğünün markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldırdığı, ticari sınıfları aynı olsa da asıl unsur yönünden aralarında görsel, işitsel, anlamsal yönden benzerlik olmaması nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8/1-b madde anlamında iltibas oluşmadığı, bu nedenle uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesinin uygulanmasına da gerek olmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de davacının itiraza dayanak “B..” markası ile davalının markasının esaslı unsurları bakımından, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında, aralarında ilişkilendirilme ihtimali bulunabilecek derecede benzerlik bulunduğunun kabulü ile YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiş ve hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.