YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4728
KARAR NO : 2015/12227
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2014 tarih ve 2013/399-2014/570 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 132 sayılı Kanun ile kurulduğunu, … markasını mamullerinde kullanmak isteyen firmaların müvekkiline başvurarak, kurum mevzuatında belirlenmiş olan aidat ve teminatları, mamullerinin yıllık brüt satış bedelleri üzerinden tarifelere göre belirlenecek primleri ödemek ve bu suretlesözleşme imzalamak zorunda olduklarını, davalı tarafından piyasaya sürülen ürünlerde … belgesi ve müvekkili markasının haksız şekilde kullanıldığının delil tespiti dosyasında yaptırılan bilirkişi incelmesi ile tespit edildiğini ayrıca, davalı hakkında suç duyurusunda da bulunulduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, TSE Ürün Belgelendirme Yönergesi hükümleri gereği 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, 46.000,00 TL manevi tazminatın ise, yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı markasının müvekkili şirket yetkililerinin talebi haricinde çuvala basıldığını, müvekkilinin markanın kullanılmasında herhangi bir kastının bulunmadığını, davacı tarafından yaptırılan tespit üzerine çuvalların hemen toplatıldığını ve imha edildiğini, talep edilen tazminat miktarlarının da fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacının izni olmaksızın … markasını kullanmasının davacının marka hakkının ihlali niteliğinde olduğu bu itibarla, davacının …’nün Ürün Belgelendirme Yönergesi’nin 36. m. uyarınca 6.938,40 TL maddi tazminat talep hakkı bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat isteminin kabulü ile, taleple bağlı kalınarak 3.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle, ürünlerin gıda ürünü olması ve tüketici gözünde … markasının gıda ürünlerindeki itibarı, davalının ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 8.000,00 TL manevi tazminatın da yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraf vekillerinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, mahkemece davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla bakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri’nde görülen davalarda maktu vekalet ücreti 2.200,00 TL olmasına rağmen kendilerini vekil ile temsil ettiren taraflar yararına Asliye Hukuk Mahkemeleri’nde görülen davalar yönünden tarifede yazılı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.