Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4729 E. 2015/11680 K. 09.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4729
KARAR NO : 2015/11680
KARAR TARİHİ : 09.11.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/12/2014 tarih ve 2014/934-2014/435 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Sefa Er tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin antreposunda davalıya ait 16 adet 5020 kg ağırlığındaki kauçuk eşyanın bulunduğunu, antrepoda bekleyen malların davalı tarafça teslim alınmadığı gibi müvekkilinin alacağının da ödenmediğini, bunun üzerine alacağın ödenmesi için …Ticaret Mahkemesinin 2009/243 esas sayılı dosyası ile açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, karar üzerine yapılan icra takibi üzerine davalı tarafça borcun icra dosyasına ödendiğini, ancak 20/08/2010 tarihinden günümüze kadar geçen döneme ilişkin ardiye ücretinin ödenmediğini, malların depoda bulunmasından dolayı masraflar yapıldığını ve yer tutmasından dolayı maddi kayıplarının büyüdüğünü ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında dava tarihi ile ıslah tarihi arasındaki ardiye ücretini de talep ederek talebini 144.981,56 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davadan önce 06/12/2007 tarihinde … Gümrük Müdürlüğüne 159579 kayıt numarası ile müracatta bulunduklarını ve 23.10.2007 tarihli antrepo beyannamesi muhteviyatı için tasfıye hükümlerinin uygulanmasını istediklerini, bu tarihten sonra malın Gümrük İdaresinin mülkiyetinde olduğunu bu nedenle kendisinden ardiye ücreti talep edilemeyeceğini, ayrıca antrepoya bırakılan malların değerinin çok düşük olduğunu, buna nazaran talep edilen ücretin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının alıcısı olduğu malları davacıya ait antrepoya 04.10.2007 tarihinde teslim ettiği, davalının yasal temsilcisi olan Ekin Gümrük Müşavirliği tarafından bu mallarla ilgili antrepo beyannamesinin düzenlenerek … Gümrük Müdürlüğüne teslim edildiği ve ilgili idarece 23.10.2007 tarihinde onaylanarak tescil edildiği hususlarında ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın davalı tarafından gümrük mevzuatı uyarınca emtianın tasfıyeye tabi tutulması istemiyle verdiği dilekçeye rağmen davacıya ücret ödemek zorunda olup olmadığı hususundan
kaynaklandığı, davalının verdiği dilekçenin Gümrük İdaresince kayıt altına alınmasına rağmen tasfıye işlemelerinin yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı bu nedenle malın halen davalının mülkiyetinde olduğu bu nedenle davacıya antrepo ücreti ödemek zorunda olduğu, aynı malların ardiye ücreti ile ilgili tarafları aynı olan … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/243 esas – 2011/396 karar sayılı dosyasında ardiye ücretinin tahsiline karar verildiği ve bu kararın kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle 144.981,56 TL ardiye ücretinin 30.000,00 TL’sinin 20/08/2013, 114.981,56 TL’sinin 17/11/2014 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, antrepo ücretinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, emtianın antrepoya bırakıldığı 04.10.2007 tarihinden 20.08.2010 tarihine kadar geçen süreye ilişkin antrepo ücretinin davalı tarafından daha önce mahkeme kararına istinaden tahsil edildiği, iş bu davada ise 20.08.2010 tarihinden itibaren antrepo ücreti talep edildiği anlaşılmaktadır. O halde emtianın antrepoya bırakıldığı 04.10.2007 tarihinden dava tarihine kadar geçen süre göz önüne alınarak, Gümrük mevzuatı kapsamında davalı tarafından emtianın alınmadığı veya alınamadığı durumlarda davacı antrepo sahibinin, durumu Gümrük İdaresine bildirim yükümlülüğünün olup olmadığı veya tasfiye işlemlerini başlatma ödevinin bulunup bulunmadığı, davalı antrepo sahibinin davacının zararının artmasına sebbiyet verip vermediği ve dolayısıyla BK’nın 98/2. maddesi delaleti ile BK’nın 44. maddesi gereğince davacının hakettiği ücretten bir indirim yapılması gerekip gerekmediği hususlarının da değerlendirilip tartışılarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre, her dava açıldığı tarihteki şartlara tabi olarak hükme bağlanacaktır. İş bu dava 20.08.2013 tarihinde açılmış olup, davacı bu tarihe kadar doğan alacaklarını isteyebilecektir. Bu itibarla, mahkemece, dava tarihi itibariyle alacak hesabı yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ıslah tarihi olan 17.11.2014 tarihine kadar doğan alacağa hükmolunması doğru olmamış, kararın bu nedenle de davalı yararına bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.