YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4731
KARAR NO : 2015/6250
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2014 tarih ve 2013/2-2014/111 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bankadaki hesabında bulunan toplam 72.790 TL, 8.130,33 Euro ve 18.641 Usd’nin habersiz ve usulsüz çekildiğini, müfettiş incelemesine göre yolsuzluğun davalı çalışanı tarafından yapıldığının belirlendiğini ileri sürerek 01.09.2004 tarihinde vadeli olarak yatırılan 33.897,72 TL, 29.07.2004 tarihi itibariyle vadeli olarak yatırılan 38.893.36TL’nin, 20.08.2004 tarihi itibariyle 18.640,94 USD’nin ve 03.08.2004 tarihi itibariyle 8.130,33 Euro’nun hesaplardan kanun dışı yöntemlerle çekildiğinin tespitini, bu meblağlardan Türk Lirası hesabının bankaca vadeli hesaplara uygulanan faiz oranlarıyla ve bileşik faizle, döviz cinsi hesapların bankaca dövize uygulanan faiz oranlarıyla ve bileşik faiz uygulaması ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, olayla ilgili müfettiş tarafından rapor düzenlediğini, yetkili kurulların inceleme ve kararının beklendiğini, tespit edilecek mudi zararlarının kapatılacağını, ancak yetkili kurulların kararına ihtiyaç duyulduğunu, maddi vakıaların henüz kesinleşmediğini, davacı hesapları üzerindeki incelemelerde bir kısım işlemlerin davacıya vekaleten kardeşi tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davalı banka çalışanı tarafından muhtelif tarihlerde davacının talimatı olmadan hesabından para çekildiği, bu durumun davalı bankanın yaptığı soruşturma raporu ile de sabit bulunduğu, Amerikan Doları cinsinden açılan mevduat hesabında yapılan işlemlerdeki imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiği, yapılan diğer işlemlere ilişkin belgelerdeki imzaların davacı tarafından atıldığı, ancak davacının 29.07.2004 ila 03.09.2004 tarihleri dışında kalan zaman diliminde yurtdışında bulunduğu, bu bakımdan bu tarihler aralığı dışında yapılan işlemlerin banka çalışanı tarafından, müşterinin güveni kötüye kullanılarak gerçekleştirildiği, davacının yurtta bulunduğu tarihler içindeki işlemlerin bizzat davacı tarafından yapılmayıp banka çalışanı tarafından kötü niyetli olarak yapıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 30.620,53 TL’nin,
5.146,03 EURO’nun, 18.640,94 USD’nin dava tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının o para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.274,95 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.