YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4801
KARAR NO : 2015/11778
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2014/925-2014/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili …’ün kuyumculuk sektöründe faaliyet gösterdiğini, dükkanında bulunan bir kısım altın ve saatleri davalı banka ile yapmış olduğu kasa sözleşmesine istinaden bankaya teslim ettiğini, davalı bankanın müvekkillerine ait kasanın açılacağını bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeden kasayı açtığını, kasada bulunması gereken bir kısım malların eksik olduğunu, davalının kusuru nedeniyle müvekkillerinin zarara uğradıklarını ileri sürerek, şimdilik 2.000,00 TL’nin olay tarihi olan 29.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK’nın 72. maddesine göre tazminat isteminin zamanaşımını uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar ile banka arasında 20.07.2006 tarihli kiralık kasa sözleşmesi gereğince davalı bankadan kasa kiralandığı, daha sonra 27.08.2009 tarihinde davacıların kasanın açılış işlemini öğrendikleri ve aradan 7 yıllık bir zaman geçtiği, BK’nın 72. maddesine göre de zarar görenin zararı ve tazmin yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her durumda fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesi ile zaman aşımına uğrayacağının düzenlendiği, dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan eski BK’nın 60. maddesine göre haksız eylemden kaynaklanan taleplerin bir yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davacının davasını zaman aşımı süresi içinde açmadığı gerekçesiyle, davanın BK’nın 72/1. maddesi gereğince zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, kiralık kasa sözleşmesinden (saklama sözleşmesinden) kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece haksız eylemden kaynaklanan taleplerin bir yıllık zaman aşımına tabi olduğu, davacının davasını zamanaşımı süresi içinde açmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacılar, davalı Banka ile yaptıkları kiralık kasa sözleşmesine dayalı olarak talepte bulunmuşlardır. Vedia alana bırakılan para ve sair misli eşyayı geri istemeye ilişkin şahsi talep hakkı kanunlarda özel hüküm bulunmadığı için genel hükümlere göre 10 yıllık zamanaşımına tabidir. Bu durumda, taraflar arasında sözleşme bulunması nedeniyle işlem tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK’nın 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekirken TBK 72. (BK 60.) maddesine göre değerlendirme yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.