Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/4878 E. 2015/6063 K. 29.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4878
KARAR NO : 2015/6063
KARAR TARİHİ : 29.04.2015

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …(Kapatılan) 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/04/2015 tarih ve 2013/354-2014/100 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan kredi kullanmadığı halde hesabından toplam 7.367-TL kredi tahsis ve değerlendirme komisyonu adı altında haksız olarak masraf kesildiğini ileri sürerek, yapılan kesintilerin kesinti yapıldığı tarihten itibaren işleyecek kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı banka ile dava dışı …Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmelerinde davacının müteselsil kefil olduğu, 1.176,00 TL kesintinin ticari kredi tahsis değerlendirme komisyonu ve ekspertiz komisyonuna karşılık alınmasının yerinde olduğu, diğer kesintilerin ise dayanaksız olduğu, o kesintiler yönünden davacının davasında haklı olduğu, bilirkişi raporunun da davalı yönünden kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 6.190,75 TL ‘nin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek kredi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemenin gerekçeli kararı davacı vekiline 05.05.2014 günü tebliğ edilmiş ve hüküm gerek HUMK’nın 432’inci maddesinde yazılı süre gerekse katılma yoluyla temyiz etme süresi geçirildikten sonra 10.07.2014 tarihinde temyiz edilmiştir. Aynı Yasa’nın 432/4 ncü maddesine göre süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 gün 3-4 sayılı İBK uyarınca Yargıtay da bu konuda bir karar verebileceğinden davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı davalı bankadan kredi kullanmadığı halde hesabından komisyon adı altında haksız kesintiler yapıldığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalı banka ile dava dışı … Ltd. Şti. arasında düzenlenen genel kredi sözleşmeleri nedeniyle yapılan kesintilerin haksız olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davaya konu iadesi istenen kesintiler dava dışı … Ltd. Şti. hesabından yapılmıştır. Bu durumda, davaya konu kesintiler dava dışı şirket hesabından yapıldığına göre, mahkemece davacının aktif husumet sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL temyiz başvuru harcı ile 27,70 TL temyiz ilam harcının davacıdan alınmasına, 29/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.