YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5139
KARAR NO : 2015/12292
KARAR TARİHİ : 19.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 gün ve 2011/539-2014/51 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/12/2014 gün ve 2014/12572-2014/20284 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı karşı davada davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı – karşı davalı vekili, asıl davada müvekkilinin davalı şirketin %20 hissedarı ve ortağı olduğunu, şirket ortaklarının büyük kısmının akraba olduğunu, müvekkilinin şirketteki görevinden azledildiğini ve dışlandığını, şirketteki haklarını kullanmasına izin verilmediğini, şirketin gelirleri ve giderleri hususunda da herhangi bir bilgi verilmediğini, davalıların müvekkilinin hisselerini satın almayı taahhüt ettiğini ancak almayarak oyaladığını, müvekkilinin protokol gereği tüm sermayeyi ödediğini, şirket hissesinin ortaklar veya ortaklar dışında herhangi bir kimseye satılmasına engel bir durumun olmadığını, davalılara noter vasıtasıyla ihtarname gönderildiğini, ancak herhangi bir cevap verilmemekle beraber müvekkilinin halen şirkete alınmadığını ileri sürerek, müvekkilinin şirket ortaklığından ayrılmasına izin verilmesine, davalıların ön alım hakkını kullanmaması durumunda üçüncü kişilere satışa izin verilmesine, tasfiye işleminin davacı hissesinin diğer hissedarlar tarafından reel değeri karşılığında satın alınmasına, TTK’nın 551/4 son maddesine göre esas sermayeyi aşan şirket malvarlığından ödenmesine ya da bu mümkün olmadığı takdirde şirketin fesih ve tasviyesi şeklinde yapılmasına, tasfiye sonucu ortaya çıkacak alacağın ihtar tarihinden itibaren banka reeskont oranında faiziyle tahsiline, son iki yılın reel kârından davacı hissesine düşen kısmın talebi konusundaki hakkın saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı – karşı davacılar vekili, asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 200.000,00 USD’nın ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada, davalıların müvekkiline, temerrüt tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte ayrı ayrı 200.000,00 USD olarak toplam 800.000,00 USD cezai şartın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 200.000,00 USD ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu kapsamında asıl davanın reddine, karşı davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile davalılar …’den ayrı ayrı 40.000 USD cezai şartın tahsilinedair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce karşı davacılar yararına bozulmuştur.
Asıl ve birleşen davada davacı karşı davada davalı … vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı karşı davada davalı … vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı karşı davada davalı … vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 57,60 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.