YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5143
KARAR NO : 2015/13564
KARAR TARİHİ : 16.12.2015
MAHKEMESİ : … .. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2014
NUMARASI : 2013/624-2014/645
Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2014 tarih ve 2013/624-2014/645 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında çeşitli tarihlerde sistem kullanım anlaşması imzalandığını davalının, söz konusu anlaşmanın 10. maddesi uyarınca ceza faturaları düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, ancak tahakkukların sözleşmeye aykırı olduğunu, ihtirazi kayıtla toplam 1.177.698,07 TL ödeme yaptıklarını ileri sürerek, bu tutarın ödeme tarihi olan 31/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadını talep etmiştir.
Davalı vekili, yapılan işlemin anlaşma ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, faturalara ait sistem kullanım anlaşmalarının incelenmesinde; cezai şartların 10. maddede düzenlendiği, maddeden anlaşılacağı üzere, ilgili mevzuat ya da anlaşma hükümlerinin ihlali halinde TEİAŞ’nin uyarıda bulunması ve uyarıdan sonuç alınamaması durumunda ihlallerin karşılığında yer alan cezaların ödenmesinin istenilebileceği, dava konusu ceza faturalarına ilişkin uyarı yapılmadığından ceza faturalarına konu bedellerin talep edilemeyeceği, davacı tarafça ihtirazi kayıtla ödenen bedelin istirdadı talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile talebin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sözleşmede öngörüldüğü şekilde ceza kesmeden önce davacıya uyarıda bulunmamış olmasına, uyarıda bulunmayarak 36 aylık süre için ceza tahakkuku yapılmış olmasına, bilirkişi raporunda daha ilk anda ceza faturasının gönderilmesi halinde davacı şirketin de kendine düşen görevleri yerine getirerek kompanzasyon sisteminin sağlıklı çalışır hale getirme imkanına sahip olacağının belirtilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 60.335,56 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.