YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5151
KARAR NO : 2015/12094
KARAR TARİHİ : 17.11.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.10.2014 tarih ve 2014/694-2014/540 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket müdürü … ile 01/09/2005 tarihinde davalı şirketi kurduklarını, davalı şirketin ticari faaliyetine kuyumcu dükkanı işletmesi şeklinde aktif olarak devam ettiğini, davalı şirket ortağı ve müdürü olan …’in 2007 yılından beri şirketin tüm yönetimini ele aldığını, şirketin işletmesi ve merkezi olan kuyumcu dükkanına müvekkilini sokmadığını, bilgi, hesap ve kar payı vermediğini, şirket sermayesine zarar verici davranışlar içerisinde olduğunu, bu kapsamda şirket ortaklığının sürdürülmesinin artık beklenemez hale geldiğini belirterek, davalı şirketin fesih ve tasfiyesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket müdürünün davacı şirket ortağını defalarca şirkete çağırmasına ve sorumluluğu paylaşmaya davet etmesine rağmen davacının hiçbir işle ilgilenmediğini, şirket ortakları arasında kanıtlanabilir ciddi anlaşmazlık, huzursuzluk ve devamlı geçimsizlik yaşanmadığını, şirketin piyasa durumuna göre kar etme olasılığının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mülga TTK 549/4 fıkrada yapılan düzenleme uyarınca eşit hisse ile kurulan şirketin 6 yıl süre ile kar dağıtmamış olduğu, 2011 ve 2012 yıllarında şirketin yüksek oranda zarar ettiği, şirketin aktiflerinde azalma olduğu, her iki ortağın şirkette eşit hisselerinin bulunması nedeniyle eşit ağırlıktaki hisseler ile karar alınmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin olup, mahkemece mülga 6762 sayılı TTK’nın 549/4. maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. 6102 sayılı kanunun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında 6103 sayılı Yasa’nın 3. maddesine göre yeni TTK, yürürlüğe girmesinden önceki olaylara da uygulanır. Mahkemece her ne kadar TTK 636/3. madde koşulları karar yerinde açıklanmışsa da, hangi nedenlerle anılan madde hükümlerinin somut uyuşmazlıkta uygulanmayacağı hususunda yeterli açıklama ve tartışma yapılmadan eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.