YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5236
KARAR NO : 2015/12203
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/10/2014 tarih ve 2014/29-2014/661 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının %40 pay sahibi olduğunu, aynı zamanda proje ve yapı denetçisi olarak çalıştığını, şirket kurulurken kendisine 3.000.00 TL maaş verileceğinin kararlaştırıldığını, ancak şirketin kendisini toparlaması gerekçe gösterilerek bu alacağından aylık 500.00 TL olmak üzere 17 ay ödeme yapıldığını, defter ve kayıtların gösterilmediğini, maaşının tam ödenmemesi yanında kar payı da verilmediğini, davalı şirketin çektiği kredilere kefil olduğunu, risk altına girdiğini, huzur hakkının da verilmesinin gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, tarafların arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin bu davaya bakmakta görevli olmadığı, görevli mahkemenin … İş Mahkemesi olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece uyulan Dairemiz 2012/4084 Esas, 2013/20910 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere dava, davalı şirkette pay sahibi olan davacının varlığını iddia ettiği hizmet bedeli, huzur hakkı ve kar payı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemenin 22.12.2011 tarih 2010/278 Esas, 2011/934 Karar sayılı ilk kararında, huzur hakkı talebinin reddine karar verilmiş, Dairemiz bozma ilamında bu karar yönünden temyiz istemi reddedilmiş, kar payı alacağı yönünden verilen kabul kararı, bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmuş, hizmet bedeli talebi yönünden ise mahkeme araştırmaya sevk edilmiş olmasına rağmen, mahkemece bozma sonrası verilen kararda, temyiz isteminin reddi kapsamında kalan huzur hakkı talebi yönünden kesinleşme sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmediği gibi, kar payı alacağı talebi yönünden bozma gereği davanın reddine de karar verilmemiş, salt hizmet bedeli talebi esas alınarak, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunduğu, uyuşmazlığın çözüm yerinin İş mahkemeleri olduğu gerekçesi ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir. Oysa mahkemece yapılması gereken, huzur hakkı talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, kar payı alacağı talebinin reddine karar vermek, hizmet bedeli talebi yönünden ise ayırma kararı vererek görev hususunu değerlendirmek iken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.