YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5460
KARAR NO : 2015/7003
KARAR TARİHİ : 15.05.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/01/2004
NUMARASI : 2003/542-2004/2
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/01/2004 tarih ve 2003/542-2004/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Y. A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde banka personelinin aldatması ve yönlendirmesi ile parasını O.hesabına yatırdığını, paranın O. hesabına gitmeyip Y. A.Ş’nin uhdesinde kaldığını, paranın bankaya hakim şirketlere aktarıldığını ileri sürerek, 11.500,00 USD’nin muacceliyet tarihinden itibaren avans reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacının özgür iradesi ile imzaladığı talimat yazıları yazıları ile ayrı bir tüzelkişilik taşıyan ve davalı banka ile bağlantısı bulunmayan Y. bank O. Ltd’de hesap açtırdığı, verilen hesap cüzdanına itiraz etmeyerek dava konusu uygulamayı benimsediği, Y. Bank A.Ş. tarafından düzenlenen belgenin ödeme taahhüdünü içermediği, davacının davalı Y. Bank’ın taahhüd altına girdiğini kanıtlayamadığı, ayrıca TMSF yönünden idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle, davalı Y.S. O. Ltd. aleyhine açılan davanın ayrılmasına, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, Off-Shore hesaba aktarılan paranın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ve mahkemece verilen karar sonrasında davacı vekili, davalı O. A.Ş. dışında kalan diğer davalılar aleyhine açtığı davasından feragat ettiğini bildirir dilekçe ibraz etmiştir.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri niteliktedir. Davadan feragat karar kesinleşinceye değin yapılabilir ve HMK’nın 307 vd. maddeleri uyarınca yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Öte yandan, HMK’nın 74. maddesi uyarınca davadan feragat için vekilin vekaletnamesinde özel olarak yetkilendirilmiş olması gerekir. Bu belirtilen yasal ilkeler dairesinde yapılan incelemede yerel mahkeme kararının mümeyyiz davacı bakımından süresinde temyiz edilmiş olmakla henüz kesinleşmediği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat için özel olarak yetkilendirilmiş olduğu gözlenmiştir. Bu durumda, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının yukarıda sayılan davalılar bakımından sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, davada bir miktar tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiş, bir başka söyleyişle iddianın ileri sürülüş biçimine göre davalılar arasında teselsül söz konusu olmakla, davacı yan vekilinin müteselsil borçlulardan bir kısmı hakkındaki davadan, alacak haklarından feragat etmiş olmasının, BK’nın 145 ve 147. maddeleri çerçevesinde diğer müteselsil borçlu davalılara da sirayet edip etmeyeceği hususunun da değerlendirilmesi gerekmekte olup, Yargıtay İBK’nın 11.4.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nın 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca bir kısım davalılar hakkındaki davadan feragat ve bu feragatin diğer davalı O. A.Ş. bakımından da sonuç doğurup doğurmayacağına ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının re’sen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.