YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5842
KARAR NO : 2015/13281
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ : …. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/12/2014
NUMARASI : 2014/163-2014/371
Taraflar arasında görülen davada ….. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 08/12/2014 tarih ve 2014/163-2014/371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2006/51922 sayılı “B…+şekil” ibareli marka tescil başvurusuna karşı müvekkilinin “B…”, “B…” ibareli başvurularına dayalı itirazının davalı … tarafından 2006/11600 sayılı “B…!!!” ibareli başvurunun itirazın incelendiği tarihte hükümden düşmüş olduğu, “B…” ibareli başvurunun ise tescil tarihinden sonra yapıldığı gerekçesiyle usulsüz olarak reddedildiğini, oysa 2006/11600 sayılı “B…!!!” ibareli markanın tescil işlemlerinin devamı için YİDK kararının iptali talebiyle açılan davanın bulunuğunu, davalının davaya konu tescil başvurusunun kötüniyetli olduğunu, her iki marka başvurusundaki ibarenin karışıklığa yol açacak derecede benzer bulunduğunu ileri sürerek, davalı … YİDK’nun 2008-M-3347 sayılı kararının iptaline, davaya konu 2006/51922 sayılı başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacı şirketin itiraza dayanak “B…!!!” ibareli markanın YİDK kararı tarihinde nihai olarak reddedilmiş bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkilince yapılan işlemlerde bir isabetsizlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı başvurusuna konu markanın tescil kapsamında yer alan malların tamamının, davacı marka başvurularının kapsamında da aynen yer aldığı, itiraz gerekçesi davacı marka başvuru tarihinin davalı marka başvurusundan önce olduğu, ortalama tüketici kitlesinin genel bakış açısı dikkate alındığında aynı tür mallar yönünden ve unsurlu markaların görsel, sesçil ve kavramsal olarak birbirlerine yüksek orandaki benzerlikleri dikkate alındığında KHK’nın 8/1-b m. uyarınca karıştırılma ihtimaline yol açacak ölçüde benzer oldukları, davacı tarafın itiraz gerekçesi 2006/11600 no’lu markasının, itiraz üzerine davalının daha önceki tarihli 191819 ve 191525 no’lu markalarının varlığı sebebiyle reddine karar verildiği, davacının, davalılar aleyhine başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemiyle açtığı ….. . FSHHM’nin 2008/174 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiği ve onanarak kesinleştiği, mahkemece davacının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunun kabul edildiği anlaşılmakla ve itiraz gerekçesi marka hükmünü yitirmiş olmakla, davacının önceki tarihli marka başvurusuna dayanarak KHK’nın 8/1-b m. uyarınca yaptığı itirazın temelsiz kaldığı, başvurunun reddine dair … YİDK kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.