YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5901
KARAR NO : 2015/12158
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 gün ve 2010/840-2014/153 sayılı kararı bozan Daire’nin 14/01/2015 gün ve 2014/14870-2015/275 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan … ile diğer davalı …’ün vekili olan dava dışı … ile ortak işlettiği … işletmelerinin dava dışı …’e ait olan % 50 hissesinin davacıya devredildiğini, devir bedeli olarak, dava dışı …’e verilmek üzere, davalı …’e 20.000,00 TL, …’e ise 6.000,00 TL verdiğini, devir sözleşmesinin yapıldığı sırada davalıların işletmenin ruhsat sorunu olmadığını söylediklerini ancak davacının işletmeyi çalıştırmaya başladıktan sonra zabıtanın, işyerini ruhsatı olmadığı gerekçesiyle kapattığını, davacının yaptığı araştırmada ruhsat almanın mümkün olmadığını öğrendiğini, davalıların davacıyı yanılttıklarını, bunun üzerine davacının sözleşmeden döndüğünü, vermiş olduğunu davalılardan alamadığını ileri sürerek şimdilik 8.000,00 TL’nin ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini, 30.04.2013 tarihli dilekçesi ile anılan miktarın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili mümkün olmadığı takdirde 1.000 TL’nin davalı …’den, 7.000 TL’nin davalı …’den tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı …’den 6.000 TL’nin, diğer davalı …’den ise 20.000 TL’nin tahsilini talep ederek neticei talebini ıslah etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 6.000,00 TL’nin 1000.00 TL’sinin dava tarihi olan 10/08/2010 tarihinden, 5.000,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 03/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı …’den, 20.000,00 TL’nin 7.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 10/08/2010 tarihinden 13.000,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 03/06/2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı …’den ayrı ayrı tahsiline dair verilen kararın davalı … vekili ve … tarafından temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
İbraz edilen 24/06/2010 tarihli belgeden …’in işletmedeki %50 hissesinin …’a devredildiği, hisse devir bedeli olarak 20.000,00 TL’nin … tarafından …’e teslim edildiği, hisse devrini … anlaşma ile yapmaz ise bedelin iade edileceğinin ifade edildiği anlaşılmaktadır. Yani adı geçen belge ile davalı … devir bedeli olarak 20.000,00 TL’yi aldığını, yurt dışında bulunan dava dışı … sözleşme yapmadığı takdirde bedeli iade edeceğini taahhüt etmiştir. Bu durumda dava dışı … devri yapmış olduğu takdirde vekilin yaptığı sözleşmeye icazet vermiş sayılacak, davalı …’e husumet düşmeyecektir. …’in devre muvafakat etmediği, işletmeyi davacıya devir konusunda anlaşma yapmadığının anlaşılması halinde ise davalı … aldığı bedeli iade edeceğini taahhüt ettiğinden davacı ödediği bedeli …’den talepte haklı olacaktır.
Davacı vekili, 30/04/2013 tarihli dilekçesiyle, davalı …’ün dava dışı …. adına satış işlemi yaptığını belirtse de bu satış işleminin dava dışı Murat tarafından kabul edildiğini ve aldığı 20.000,00 TL’yi …a teslim ettiğini ispat edemediğini ifade etmiş, 14.09.2011 tarihli dilekçesiyle ise ruhsat yüzünden işyerinin kapatılması sözkonusu olduğunda yurt dışından Türkiye’ye gelen …. arandığında …’ın kendisinin bu işten haberi olmadığını, …’e ödenen meblağı da almadığını söylediğini belirtmiştir. Böylece davacı tarafça dava dışı …’in devre muvafakat etmediği iddia edildiğine göre mahkemece bu husus üzerinde durularak davalı …’e husumet düşüp düşmediğinin belirlenmesi gerektiğinden yazılı şekilde davalı … aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu suretle, mahkeme ilamının belirtilen sebeplerle bozulması gerekirken, yazılı gerekçeyle bozulması nedeniyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 14.01.2015 gün ve 2014/14870 Esas 2015/275 Karar sayılı ilamının 2. bendinin kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 14.01.2015 gün ve 2014/14870 Esas 2015/275 Karar sayılı ilamının 2. bendinin kaldırılarak kararın bu değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 18/11/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosya içeriğine, davacının işletmeyi devralmış olmasına, devir bedelinin vekil olarak hareket eden davalı … tarafından davadışı …’e ödendiğinin temyiz dilekçesine ekli ibraname içeriğinden anlaşılmasına göre davalı …’e husumet yöneltilemeyeceğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi gerekirken tashih-i karar isteminin kabulüne ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne karşıyım.