YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/611
KARAR NO : 2015/5481
KARAR TARİHİ : 20.04.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/10/2014 tarih ve 2014/601-2014/243 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekilince, hem esas hem tavzih kararı ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketten çıkmakta haklı sebepler bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirket ortaklığından çıkma gerekçesi olarak sunduğu sebeplerin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiş ise de, davacının temyizi üzerine karar, Dairemizin 2012/9419 esas- 2013/8579 karar sayılı ilamı ile, davacının vekaletnamesinde adresinin belli olduğu, dava şartı yokluğu bulunmadığı, işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak, davacının ortaklık payının ve ödeme inkar payından feragat etmesi sebebiyle bu taleplerin reddi ile bilirkişi raporundaki değerlendirme doğrultusunda ortaklıktan çıkmakta haklı sebepleri olduğu gerekçesiyle talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin tavzih talebi üzerine mahkemece talep kabul edilerek, hüküm fıkrasının 1. maddesinin “….Davacının … Tic. Ltd. Şti’nden dava tarihi olan 02.12.2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine…” şeklinde tavzihine karar verilmiştir.
Davalı vekilince, hem esas hem tavzih kararı ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Tavzih yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur. 6100 sayılı HMK’nın 304 ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde tavzihinin istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir. Mahkeme, hükmü yalnız tavzih etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu nedenle de mahkeme, hüküm kurmadığı bir konuda, hükümde unutmuş olduğu gerekçesiyle tavzih yolu ile karar verip, bu hususu da hükme ekleyemez, miktarları da değiştiremez.
Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde hangi tarihten itibaren davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini istediğini belirtmediği gibi, mahkemece esas kararda bu husus belirtilmeksizin davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Davacı, kararın infazında tereddüt olabileceğinden bahisle, mahkemeden, tavzih dilekçesiyle hüküm bendine “dava tarihi 02.12.2011 tarihinden itibaren” ibaresinin eklenmesini talep etmiş, mahkemece talep kabul edilerek hüküm fıkrasına bu ibare eklenmiştir. Ancak, yukarıda açıklandığı üzere, mahkemece verilen tavzih kararı anılan kanun hükümlerine aykırı olduğundan talebin reddine karar vermek gerekirken, hükmü değiştirecek şekilde tavzih kararı verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Keza, tavzih dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edilmeden talebin karara bağlanması da hatalı olup, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 20/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.