YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6160
KARAR NO : 2015/13414
KARAR TARİHİ : 14.12.2015
MAHKEMESİ : … .. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/02/2015
NUMARASI : 2014/395-2015/45
Taraflar arasında görülen davada … .. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.02.2015 tarih ve 2014/395-2015/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …+ŞEKİL ibareli 29, 30 ve 32. sınıf ürünleri de içeren 15.08.1995/164237 ve 11.08.2004/25374 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının 10.10.2012 tarihinde “……..” ibareli, 29, 30 ve 32. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2012/85964 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde ilân olunduğunu, bunun üzerine iltibas ve tanınmışlık vakıasına dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduklarını, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından 2014/M-9508 sayılı kararla reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …., kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, davacının redde mesnet gösterdiği markaları ile müvekkilinin başvuru markasının ortalama düzeydeki tüketiciler tarafından karıştırmasının mümkün olmadığını, her iki kelimenin görsel, biçimsel ve anlamsal farklılığının ilk bakışta fark edildiğini, yazım biçimi ve kullanılan logolar itibariyle ve bütünsel olarak markalar arasında belirgin farklılık bulunduğunu, davacı markalarının tanınmış olmasının da sonuca etki etmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davacının markalarının ….+ŞEKİL esas ve ayırt edici unsurlu olduğu, davalının 2012/85964 sayılı başvurusunun ise …… ibareli olduğu, başvuru kapsamında yer alan ürünlerin davacı markasının kapsamında da aynen yer aldığı, bütünsel olarak değerlendirildiğinde her iki marka arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının ….+ŞEKİL ibareli markasının market sektöründe tanınmış olmasının da varılan bu sonucu değiştirmeyeceği, bir kelimenin marka olarak seçilip tescil ettirilmesinin anılan kelime üzerinde marka sahibine tekel hakkı vermeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.