YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/619
KARAR NO : 2015/6347
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2013 gün ve 2013/64-2013/186 sayılı kararı onayan Daire’nin 22/09/2014 gün ve 2014/6632-2014/14237 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin en son 01.04.2009 tarihli ortaklar kurulu kararı ile iki yıl süreyle davalı şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığını, davalı şirketin diğer ortakları … ile …’nın 18.03.2011 tarihinde müvekkilini şirketten zorla uzaklaştırdıklarını ve o günden bu yana şirkete almayarak müdürlük görevini sürdürmesine engel olduklarını, usulsüz çağrı yapılarak akabinde her iki ortağın müvekkilinin gıyabında 03.04.2011 tarihinde şirket müdürlüğüne 10 yıl süre ile …’nın seçilmesine dair 2011/03 nolu kararı aldıklarını, söz konusu karardan 04.04.2011 tarihinde haberdar olduklarını, alınan kararın TTK’nın 538. maddesi uyarınca ortaklar kurulunun toplantıya çağrılması mahkemeden istenmeden alındığını, dolayısıyla yoklukla malul olduğunu, TTK’nın 538/4 maddesi gereğince toplantıya davetin toplantı tarihinden en az 5 gün önce yapılmadığından bütün kararların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, şirket ana sözleşmesinde öngörülen şekilde tebligat da yapılmadığını, keza ana sözleşmede her türlü ilanın 15 gün evvel gazetede yapılacağı hükmünün yer aldığını ileri sürerek, 03.04.2011 tarih ve 2011/03 sayılı ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekili tarafından temyiz edilen karar, Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.