YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6219
KARAR NO : 2015/13200
KARAR TARİHİ : 09.12.2015
MAHKEMESİ : ……FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/02/2015
NUMARASI : 2014/245-2015/32
Taraflar arasında görülen davada ……Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/02/2015 tarih ve 2014/245-2015/32 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “F…” ibareli, 9, 35, 36, 38, 42 ve 45.sınıf mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunun, ayırt edici olmadığı ve ticaret alanında herkesin kullanımına açık adlandırma olduğu gerekçesiyle 556 sayılı KHK’nın 7.maddesinin a ve d bendi hükümleri uyarınca davalı kurum tarafından reddedildiğini, oysa başvuru konusu işaretin ayırt ediciliğinin ve marka olabilme vasfının olduğu gerekçesi ile kurum kararının iptalini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, “F…” ibaresinin serbest piyasa anlamına geldiğini, kelimelerin bitişik yazılmış olmasının anlam farklılığı doğurmadığını, ortalama tüketiciler nazarında “F…” ibaresinin marka algısı yaratmayacağını, ibarenin geniş kullanım alanına sahip olduğunu, ticaret alanında herkesi kullanımına açık bulunduğunu, işaretin başvuru kapsamındaki reddedilen ürün ve hizmetleri başka teşebbüslerinkinden ayırt etme koşulunu sağlayamayacağını, bu nedenle başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7. maddesinin a ve d bendi hükümleri uyarınca reddinin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, bütün olarak “F…” ibaresinin serbest piyasa anlamına geldiği, bu ibarenin bir bütün olarak başvuru konusu reddedilen ürün ve hizmetler için herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı anlam ve ifadeler içerdiği, başvuru kapsamında yer alan 9, 35, 36, 38, 42 ve 45.sınıf mal ve hizmetler için “F…” ibaresinin sunulan ürün ve hizmetlerin markasal sunumuna ait olduğu yönünde bir algı yaratacağı, bu sebeple “F…” ibaresinin bir bütün olarak vasıf bildirici ve ticaret hayatında herkesin kullanımına açık bulunduğu, “F….” ibaresinin başvuru kapsamında yer alan bu ürün ve hizmetler bakımından anılan sektörde yer alanların ürün ve hizmetlerinin bir vasfını ifade etmek için kullanacakları zorunlu bir ifade olduğu, işaretin kullanımla ayırt edicilik kazandığına ilişikin bir kanıt da bulunmadığı, başvurunun 556 sayılı KHK’ nın 7. maddesinin a, c ve d bendi hükümleri gereğince reddinin gerektiği belirtilerek davanın reddine akrar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.