Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/6221 E. 2015/13283 K. 09.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6221
KARAR NO : 2015/13283
KARAR TARİHİ : 09.12.2015

MAHKEMESİ : …. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2015
NUMARASI : 2014/365-2015/57

Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.02.2015 tarih ve 2014/365-2015/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “V…” ve “V-” ibare ve biçimli diğerleriyle birlikte 35. sınıf hizmetleri de içeren birçok tanınmış markanın sahibi olduğunu, davalının 08/12/2011 tarihinde “V-C…” ibareli, 2011/106435 no’lu, 35/6. sınıf hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, bunun üzerine müvekkilinin kötüniyet, iltibas ve tanınmışlık vakıalarına dayalı olarak başvurunun reddi istemi ile itiraz ettiğini ancak, itirazın reddedildiğini oysa, başvurunun tescilinin müvekkilinin “V-” esas ve ayırt edici unsurlu tanınmış markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek, T..P..E.. YİDK’in 2014/M-9768 sayılı kararının iptali ve tescili halinde davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı T..P.. E.. vekili, YDİK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların benzer olmaması nedeniyle iltibasın söz konusu olmayacağını, kaldı ki müvekkilinin 35. sınıf hizmetleri de içeren “V-C…” ibareli, 2006/59462 no’lu markasının da bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markaları ile davalı başvurusu arasında ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacının markalarının sadece “V-” ibaresinden müteşekkil olmadığı, bunun yanında başka bazı sözcük ve şekilleri de içerdiği, “V-C….” ibaresinin beşinci sınıf olarak bir algı yarattığı, yahut sadece V (ve) C… olarak algılanabileceği, başvuruda “V” harfi yanında “-” işaretinin yer almadığı, başvurunun davacı markalarında yer alan “V” harfi ile diğer sözcük ve şekillerle ilişkilendirilebilecek bir şekil veya renk ile görsellik içermediği, ortalama tüketicilerin davacının markalarını yalnızca “V-” olarak algılamayacağı, davalının başvurusunu ise, bir bütün halinde “V-C…” olarak algılayacağı, ortalama tüketicilerin markalardaki görsel ve sescil farklılığı hemen fark edebileceği, markaların taraf işletmeleri arasında idarî ve ekonomik bağlantı bulunduğu algısını da oluşturmayacağı, davacının “V-” ibareli markasının elektronik ve beyaz eşya ürünleri için tanınmış veya belli bir bilinirlik elde etmiş olmasının da bu sonucu değiştirmeyeceği, davalının başvurusunun davacı markasının itibarından haksız biçimde yararlanma sağlamayacağı, tescilli bir marka ile iltibas yaratmayan işaretin marka tescil başvurusunda bulunmanın kötüniyetli bir yaklaşım olmayacağı, öte yandan davalının 35/6. sınıf hizmetleri hem de genel olarak içeren “V-C…” ibareli 2006/59462 no’lu markasının bulunduğu, başvuru konusu işaretin de davalının önceki markasının serisi mahiyetinde olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.