YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6741
KARAR NO : 2015/13814
KARAR TARİHİ : 23.12.2015
MAHKEMESİ :
TARİHİ : 15/07/2014
NUMARASI : 2011/437-2014/451
Taraflar arasında görülen davada………. verilen 15.07.2014 gün ve 2011/437-2014/451 sayılı kararı onayan Daire’nin 25.02.2015 gün ve 2014/17182-2015/2489 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı şirketin eski ortağı olduğunu ve hissesini Musa Karamızrak’a sattığını, ancak yapılan incelemede davalının sermaye borcunu yerine getirmediğinin tespit edildiğini, bu nedenle davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddi ile davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğundan takip konusu alacağın takdiren %20’si oranında hesaplanan 15.000 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sermaye borcunun tahsili amacıyla girişilen icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Çıkarma kararı üzerine ortaklık sıfatı ortadan kalktığından temerrüt dışında kalan ortaksal borçlar da nihayet bulur. Henüz talep edilmemiş sermaye taksidi, çıkarılmış ortaktan hod be hod istenemez. Devirle bu borç yeni ortağa intikal eder. Lakin eski ortağın mesuliyeti zail olmaz. Payı devralan ortak bakiye sermaye taksidini ödemezse, çıkarılmış olan ortağa da bir selef gibi müracaat edilir (Arslanlı, Halil; Domaniç, Hayri; 1989, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Cilt III, s.401.).
Somut olayda, davacı şirketin 15/05/2011 tarihli ortaklar kurulu kararıyla sermaye koyma borcunu yerine getirmeyen davalı ortağın ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş, bu kez ortak H.. Ö.. tarafından şirket aleyhine işbu ortaklıktan çıkarma kararının iptali talebiyle dava açılmış, ayrıca davacı şirket tarafından davalı aleyhine sermaye borcunun tahsili amacıyla icra takibi başlatılmıştır. Ortaklıktan çıkarma kararının iptali talepli davada alınan bilirkişi raporları ile davalının sermaye borcunu ödediği, herhangi bir eksiklik
ve gecikmenin olmadığı gerekçesiyle, mahkemece henüz kesinleşmemiş mahkeme dosyasındaki bilirkişi raporuna atıfla eldeki itirazın iptali davasının reddine karar verilmiştir. Dosyada aldırılan bilirkişi raporları ile hükme dayanak alınan ortaklıktan çıkarma kararının iptali davasında alınan bilirkişi raporları arasında da uygunluk bulunmamaktadır. Bu itibarla, ortaklıktan çıkarma kararının iptali davasında verilen kararın kesinleşmediği nazara alınarak, bu dosyadaki bilirkişi raporları dayanak alınmak suretiyle işbu itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi ve buna bağlı olarak davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 25.02.2015 gün 2014/17182 Esas, 2015/2489 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 25.02.2015 gün 2014/17182 Esas, 2015/2489 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 23.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.