Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7016 E. 2015/9380 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7016
KARAR NO : 2015/9380
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ : KÜÇÜKÇEKMECE 3. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2013
NUMARASI : 2011/929-2013/1175

Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/12/2013 tarih ve 2011/929-2013/1175 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı aleyhine uluslararası kara taşımasından kaynaklanan bir uyuşmazlık nedeniyle açılan davada müştereken sorumluluklarına karar verildiğini ve ilamın takibe konulduğunu, müvekkilinin ara taşıyıcı olup, hasara sebebiyet vermediğinden kararı temyiz ederek icra dosyasına teminat mektubu sunduğunu, davalının ise, alacaklı ile anlaşarak borcunu haricen ödediğini, alacaklının da borcun haricen ödenmesi nedeniyle takipten feragat ederek teminat mektubunun müvekkiline ödenmesine muvafakat ettiğini ancak, icra müdürlüğünce tahsil harcının ödenmesi koşuluyla teminat mektubunun iadesine karar verildiğini ve müvekkilinin teminat mektubunu alabilmek için tahsil harcını ve yine kararı temyiz ederek ilamda belirtilen harcı ödemek zorunda kaldığını ve kusurlu olan davalı ile aralarındaki iç ilişki nedeniyle yapılan bu masrafların tahsili için aleyhine takip başlattığını ancak, davalının haksız itirazı ile takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından takibe konu harçların alacaklıya ödendiğini ayrıca, Harçlar Kanunu uyarınca ilgili harçların sadece vergi dairelerince ya da ilamlı icraya konu edilerek takibe mesnet tutulabileceğini savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine %40’dan az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kararı temyiz ettiği ve temyizi yerinde görülmeyerek temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına karar verildiği, dolayısıyla davacının bu harcın ödenmesinden kendisinin sorumlu olduğu, icra takip dosyasında ödenen harcın tahsil harcı olarak belirtilmesine rağmen aslında tahsil harcı olmadığı, alacaklının icra takibinden vazgeçtiği/feragat ettiği, Harçlar Kanunu’nun 23. maddesinde vazgeçme/feragat halinde tahsil harcının yarısının alınacağı gibi bir düzenleme getirilmesinin vazgeçme/feragat harcını tahsil harcı haline getirmeyeceği, vazgeçme/feragat harçlarında harç sorumlusunun aslen vazgeçen/feragat eden olduğu, davacının rücuen bunun tahsilini isteyebilecek olsa dahi istemde bulunabileceği tarafın davalı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.