YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7064
KARAR NO : 2015/9348
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/02/2015
NUMARASI : 2014/1300-2015/105
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/02/2015 tarih ve 2014/1300-2015/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekilinin dava dışı sigortalı P. Kimya Sanayi A.Ş. isimli şirketin üre adı verilen mallarını 15/01/2013 tarihli ve 62064509 sayılı “Nakliyat E.Flotan Sigorta Poliçesi” ile sigortaladığını , söz konusu malların davalı E. S.& T. Inc. tarafından R. Limanı’ndan hareketle Kocaeli’ye gönderileceğini, dava dışı sigortalının toplam 3.911,130 kg olan malını taşınmak üzere 15/01/2013 tarihinde MV ST W. isimli gemiye teslim etmiş ve buna ilişkin konişmento düzenlemiş olduğunu ancak sigortalı tarafından 3.911,130 kg olarak teslim edilmiş olan malın varma limanında, 3.868,350 kg olarak eksik tahliye edildiğini belirterek, davalı aleyhine İstanbul Anadolu 18. İcra Müdürlüğü’nün 2013/17554 Esas sayılı dosyası ile 10.939,97 TL üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalı yanın takibe itiraz ettiğini belirterek borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşımadan ve sözleşmeden doğan her türlü uyuşmazlığa İngiliz Hukukunun uygulanması gerektiğini, tüm uyuşmazlıkların Londra’da tahkim usul ve kurallarına göre çözümlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, taraflar arasında M/V ST W.gemisi ile üre yükünün Romanya’dan Kocaeli’ne deniz yolu ile taşıması konusunda 15.01.2013 tarihli konişmento ve konişmentonun atıf yaptığı 07.01.2013 tarihli charter party sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmede ihtilaf halinde uyuşmazlığın Londra’da tahkim yolu ile çözüleceği ve İngiliz Hukuku’nun uygulanacağına dair tahkim şartının bulunduğu, somut uyuşmazlıkta yükleme limanının Türkiye dışında ve geminin yabancı bayraklı olması karşısında yabancılık unsuru olduğu; ancak 4686 sayılı Yasa’nın, yabancılık unsuru taşıyan ve tahkim yerinin Türkiye olarak belirlendiği durumda yada uyuşmazlığın anılan Yasa hükümlerine göre çözümleneceğinin kararlaştırılmış olması halinde uygulanacak olması karşısında uygulama imkanı olmadığı, uyuşmazlığa Bakanlar Kurulu’nun 15/08/1991 tarih 91/2151 sayılı kararı ile onaylanarak 25/09/1991 tarih 21002 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve bu suretle Anayasa’nın 90/5. fıkra 1.cümle, HMK’nın 33 ve 5718 sayılı MÖHUK’nın 1/2.fıkrası gereğince iç mevzuatımıza dahil edilmiş olan ve öncelikle uygulanması gereken Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkında 10 Haziran 1958 Tarihli New York Konvansiyonu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, New York Konvansiyonu’nun 2/1. fıkrası gereğince tahkim anlaşmasının yazılı şekilde yapılması gerektiğinin belirtildiği, 2/2. fıkrasında da yazılı anlaşma teriminden karşılıklı olarak teati edilmiş mektup veya telgraflarda mündemiç bulunan veya taraflarca imzalanmış bir mukaveleye dercedilmiş olan bir hakem şartı veya mukavelesinin anlaşılacağının düzenlendiği, somut uyuşmazlıkta sözleşmenin yazılı olduğu hususunda ihtilaf olmadığı, taraflar arasında geçerli ve bağlayıcı tahkim şartının bulunduğu gerekçesiyle davalı tarafın tahkim itirazının kabulü ile dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.