YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7148
KARAR NO : 2015/9345
KARAR TARİHİ : 16.09.2015
MAHKEMESİ : MARMARİS 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 10/12/2014
NUMARASI : 2014/174-2014/410
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2014 tarih ve 2014/174-2014/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tasfiye memuru vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketteki çalışmasına rağmen sigortalılık süresinin eksik bildirilmesi sebebiyle İzmir 5. İş Mahkemesi’nde 2009/841-2012/807 Esas – Karar sayılı dava dosyası ile açmış olduğu davanın yapılan yargılaması sırasında dosyanın Yargıtay incelemesine gönderildiğini, ilgili dairenin geri gönderme kararı üzerine kendisine davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere süre verildiğini, tasfiyenin hukuka uygun olmadığını ileri sürerek M. Ticaret Sicil Memurluğu’na kayıtlı olan 17/10/2003 tarihinde tasfiye ile sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde S.M. Turizm İşletmecilik ve Yatırım Ltd. Şti’ye karar tebliğ edilmek için ihyasına ve M.Ticaret Sicil Memurluğu’na tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tasfiye memuru vekili; davacının dava açmaktan hukuki menfaati bulunmadığını, şirketin ihyasını gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını, tasfiye işlemlerinin usulünce gerçekleştirildiğini, İzmir 5. İş Mahkemesi’nin vermiş olduğu kararın yok hükmünde bulunduğunu belirterek, açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Ticaret Sicil Memurluğu yetkilisi; tescil işlemlerinin usulüne uygun olarak yapıldığını beyan etmiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonunda tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının dosya kapsamına ve İş Mahkemesi’nin 2009/841 Esas sayılı dava dosyasındaki belgelere göre işbu davayı açmakla hukuki menfaatinin bulunduğu, davalı Tasfiye Halindeki S. M. Turizm İşletmecilik ve Yatırım Ltd. Şti. tasfiye olunduğu ve tasfiyeyi yapan tasfiye memuru J. M.F.’in tasfiye ile birlikte görevinin sona erdiği, bu itibarla davalı Tasfiye Halindeki S. M.Turizm İşletmecilik ve Yatırım Ltd. Şti’nin ihyası ve şirketin ticaret siciline tekrar tescil edilebilmesi için bir tasfiye memurunun atanmasının gerekli olduğu gerekçesiyle, davacının davasının kabulüne; davalı Tasfiye Halindeki S. M. Turizm İşletmecilik ve Yatırım Ltd. Şti’nin bu dava ile ilgili tasfiye amacıyla sınırlı olarak ihyası ile Ticaret Siciline tesciline; tasfiye memuru olarak .. TC kimlik numaralı M. J. F.’in atanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı tasfiye memuru vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava ticaret sicil kaydı kapatılan şirketin ihyası istemine ilişkin olup; dava kabul edildiğine ve davalılardan ticaret sicil memurluğu da yasal hasım konumunda bulunup, davanın açılmasına sebebiyet vermemesine göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılması yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı tasfiye memuru vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte yazılı nedenlerle, mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) nolu bendinin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak, yerine “davacı tarafından yapılan toplam 54,20 TL harç giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacı tarafa ödenmesine” ifadesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasından (4) nolu bendin tamamen çıkarılarak yerine “davacı tarafından yapılan toplam 44,85 TL yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacı tarafa ödenmesine, bakiye kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde davacı tarafa iadesine” ifadesinin eklenmesine, yine hüküm fıkrasından 5 nolu bendin tamamen çıkarılarak yerine “davacı taraf yargılama sırasında kendini bir vekil aracılığıyla temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde geçerli olan AAÜT’ye göre hesaplanan 1.500,00 TL vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan alınarak davacıya ödenmesine” ifadesinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davalı tasfiye memurundan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.