Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/7516 E. 2015/13508 K. 15.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7516
KARAR NO : 2015/13508
KARAR TARİHİ : 15.12.2015

MAHKEMESİ : … .. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/10/2014
NUMARASI : 2012/396-2014/537

Taraflar arasında görülen davada … .. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28/10/2014 tarih ve 2012/396-2014/537 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/12/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı … … vekili Av. … …, davalı … … vekili Av. … … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili nezdinde yapılan müfettiş incelemesi sonucunda oda eski başkanı davalı … … ve oda personeli … …’ın oda kasasından sürekli şahsi işlemleri için para aldıklarının belirlendiğini, diğer davalı ….’ın da muhasebeci olup hileli işlemlerle bu hususları gizlediğini, davalı bankanın da bu duruma imkan sağladığını ileri sürerek toplamda 51.558,41 TL tutarında alacağın 14.315,60 TL’sinin 1.1.2006’den, 37.242,81 TL’sinin 1.1.2007’den itibaren, 255,69 TL noter ihtar masrafının 19.2.2008’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ve vekilleri ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı … …’nın, davacı odanın başkanı olduğu dönemde, aynı dönemde tahsildar olan davalı … …’ın yardımı ile kasten ve eylem birliği içinde odanın parasını davalı başkanın zimmetine geçirdiği, davalı oda muhasebecisi … …’in denetim görevini ihmal ederek zararın oluşumuna katkı sağladığı, davalı bankanın, odanın verdiği yetkinin çift imza olmasına ve bu hususun bankaca bilinmesine karşın başkanın tek imzasıyla kendisine dava konusu çek sebebiyle ödeme yapıldığı, böylece davalıların kusurlu eylemleriyle davacı odayı zarara uğrattıkları gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.315,60 TL alacağın 1.1.2006’dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … …, … … ve … …’den alınarak davacıya verilmesine, davacının 37.242,81 TL alacağının 1.1.2007’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davalı Halkbank’ın sorumluluğunun 2.000 TL ile sınırlı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalılar … … vekili, … … vekili, … Bankası AŞ vekili ve … … temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar … … ile … … vekillerinin aşağıdaki (2) nolu bent, davalı … …’in aşağıdaki (3) nolu bent, davalı …. Bankası AŞ’nin aşağıdaki (4) nolu bent dışındaki diğer diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacı odanın eski personelinin zimmetine geçirdiği ileri sürülen paranın tahsili istemine ilişkin olup, davacı vekili, müvekkili odanın eski başkanı olan … …’nın oda kasasından şahsi işlemleri için para aldığını, oda personeli … …’ın da … …’nın bu işlemleri gerçekleştirmesinde aktif rol oynadığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamından, davalı … …’nın olay tarihinde davacı odanın yönetim kurulu başkanı, davalı … …’ın tahsildar olarak görev yaptıkları anlaşılmaktadır.
Dava konusu usulsüz işlemlerden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş, bu soruşturma üzerine açılan ceza davası sonucunda, davalı … …’nın toplam 51.558,41 TL miktarındaki parayı zimmetine geçirmek suretiyle zincirleme zimmet suçunu işlediği, davalı … …’ın davalı … …nın eylemine iştirak ettiği belirlenerek bu davalıların zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Kural olarak, ceza mahkemesinin maddi vakıaya ilişkin kabulü hukuk mahkemesini bağlayıcı ise de, somut olayda ceza mahkemesi tarafından verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olmakla, anılan ceza mahkemesi kararına dayanılarak hazırlanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. Her ne kadar, mahkeme gerekçesinde belirlendiği üzere, Yargıtay bozma kararı kabule yönelik değil ise de, davaya konu tazminat miktarının ve sorumlulukların belirlenmesi açısından bozma kararının önem kazandığı anlaşılmaktadır. Çünkü bozma ilamında sanıkların ibraz ettiği faturaların araştırılması ve dinlenilmesini istediği tanıkların dinlenmesinin ardından zimmet miktarının kesin olarak belirlenmesi, ayrıca sanıkların hukuki durumunun da buna göre tayin edilmesi gerektiği yönünde gerekçeye yer verilmiştir.
Bu itibarla mahkemece, ceza mahkemesinin kararının kesinleşmesinin beklenilmesi, beklenilmemesi durumunda da, davalıların üzerlerine atılı eylemlerin tek tek belirlenmesi suretiyle zimmete geçirildiği ileri sürülen para miktarının denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi ve yapılacak bu incelemenin sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmadığı gibi, kabul edilen miktarın bir kısmına 01/01/2006 bir kısmına da 01/01/2007 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin nedeni gösterilmeden hüküm kurulmuş olması da doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalılar … … ve … … yararına bozulması gerekmiştir.
3- Davalı … …’in davacı odanın muhasebesini serbest muhasebeci olarak tuttuğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf bu davalıya yönelik iddiasında davalının diğer davalıların yaptığı işlemleri gizlediğini yani diğer davalılar ile fiili birliktelik içerisinde bulunduğunu ileri sürmüştür. Ancak bu davalı ceza yargılamasında diğer davalılar ile birlikte zimmet suçundan cezalandırılmamış, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu davalının dava konusu tutara yönelik bir sorumluluğunun bulunmadığı bildirilmiştir. Bu itibarla bu davalı yönünden bilirkişilerin görüşüne neden itibar edilmediği açıklanmaksızın ve davalının sorumluluğunu gerektiren hususlar gösterilmeksizin soyut şekilde bu davalı hakkındaki davanın kabulü yönünde hüküm kurulması da doğru bulunmamış, kararın bu nedenle de davalı … … yararına bozulması gerekmiştir.
4- Davalı … Bankası AŞ yönünden yapılan incelemede ise, esas alınan bilirkişi raporunda, … … tarafından odanın hesabı üzerine … …’ya ait tek imza ile keşide edilen hamiline yazılı çek bedelini, odanın çift imza ile temsil edildiği yönündeki talimatına uymayarak ödemesi nedeniyle sorumlu bulunduğu ancak odanın da bu durumda müterafik kusurunun bulunduğu belirlenmiş ise de, mahkemece bu husus tartışılmadan hüküm kurulması da doğru bulunmamış hükmün bu nedenle de davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalılar ve vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar ve vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.