YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/799
KARAR NO : 2015/9435
KARAR TARİHİ : 17.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/11/2013
NUMARASI : 2012/108-2013/267
Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) 29. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2012/108-2013/267 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 15/09/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil H.. B.. ve vekili Av. Muharrem Kılınç ile davalı TMSF vekili Av. E.Şe.D. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, BDDK’nın 03/07/2003 tarihli kararıyla T. İ. Bankası A.Ş’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin kaldırıldığını, banka yetkililerinin yatırılan paraların banka ve devlet garantisi altında olduğu yönündeki telkinleri ile yanılgı sonucu O. hesabına yatırdığı parayı bankaya el konulacağını basından öğrenmesi üzerine çekmek istemesine rağmen çekemediğini, paranın TMSF tarafından ödenmemesi işleminin iptali için idari yargıda açtığı davanın reddine karar verildiğini, söz konusu paranın yurt içinde banka uhdesinde olduğunu ileri sürerek, 53.657 TL’nin 03/07/2003 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TMSF vekili, uyuşmazlığın idari yargıda çözümlenmesi gerektiğini savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, T.İmar Bankası T.A.Ş’ın İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08/06/2005 tarih, 2004/132 Esas 2005/361 K sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, davacının alacağının iflas masasına kayıt talebinin iflas idaresince 06/05/2013 tarihli “Alacaklılar 3.ek sıra cetveli” düzenlenmek suretiyle 2546 numaralı karara bağlı sıra cetvelinde 96.136,70 TL olarak 4. sırada kabul edildiği, davalı TMSF vekili görev itirazında bulunmuş ise de davacı tarafından idari işlemin iptaline yönelik dava açılmayıp T. İmar Bankası A.Ş’deki mevduatın tahsili istenmiş olduğundan idari değil adli yargının görevli olduğu sonucuna varıldığı, davacının müflis bankaya yatırdığı parasını artık iflas idaresinden kayıt kabul davası şeklinde talep etme hakkı bulunduğundan davalı TMSF ile banka yöneticileri durumundaki davalı şahıslara dava yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı taraf davalı TMSF’nin tasarruf mevduat sigorta kapsamında sorumlu olduğunu ileri sürerek dava açtığına göre bu davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekmekte ise de, mahkemece bu davalı yönünden davanın reddine karar verilmesi nedeniyle sonucu itibariyle kararın doğru olması nedeniyle davacı vekilinin TMSF’ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin davalılar K.. U.. ve M.. U..’a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı K.. U.. ve M. H. U.’ın, T.İ. Bankası A.Ş’nin hakim ortağı ve yöneticileri bulunduğunu, TTK’nın 336. maddesi uyarınca sorumluluklarının olduğunu ileri sürmüştür. Ayrıca, aralarında davalı K.. U.. ve M.H. U.’ın da bulunduğu davalı T. İ. Bankası A.Ş’nin yöneticileri hakkında davalı İ.Bank O. Limited’e aktarılmayan paralarla ilgili olarak dolandırıcılık iddiasıyla İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/10 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını ve bu davanın derdest olduğunu bildirmiştir. Davacı ve davacı durumundaki diğer mudilerin iradesinin fesada uğratıldığının veya benzer bir eylemin tespit edilerek davalı gerçek kişiler ile diğer davalı T.İ. Bankası yöneticileri hakkında verilebilecek olası bir mahkumiyet kararının, eldeki bu davayı etkileyebileceği çekişmesizdir.
Bu durum karşısında, davalılar K.. U.., M.H. U. ve Müflis T. İ. Bankası A.Ş’nin diğer yöneticileri hakkında açılan kamu davasının akıbetinin araştırılması, mahkumiyet kararı çıkması halinde bu kararın hukuki sonuçlarının BK’nın 53’üncü maddesi çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle aynı Yasa’nın 41, TTK’nın 321/son ve 336. maddeleri uyarınca davalılar K.. U.. ve M.H.U.’ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı gerekçe ile davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı TMSF’ye yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı K.. U.. ve M. H. U. yönünden yaptığı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılar K.. U.. ve M.. U..’dan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.