YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8179
KARAR NO : 2016/4195
KARAR TARİHİ : 14.04.2016
MAHKEMESİ : … 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2014 tarih ve 2009/72-2014/62 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı-karşı davalı … vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/04/2016 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-Karşı davalı vekili, müvekkili …’un 2008/01019 numaralı 35, 36, 37, 38, 39, 41, 42, 43 ve 45. sınıflarda tescilli “…” markasının sahibi olduğunu, davalı … nin müvekkiline ait “…” markasını müvekkilinin iştigal konuları ile aynı-benzer mal ve hizmetlerde, ofis gereçlerinde, vitrinlerinde, tabelalarında ve kartvizitlerinde aynı yazı tipi ve karakterde kullandığını, yanına çok küçük bir şekilde “…” ibaresini eklediğini, davalının haksız eylemlerinin mahkeme ve savcılık dosyalarıyla tespit ediliğini ileri sürerek, davalı şirketin markaya tecavüz teşkil eden eylemlerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzün giderilmesine, davalı şirketin kullandığı araç gereç, tabela, kartvizit, dergi, broşür vs emtiaya el konulmasına ve imhasına karar verilmesini talep etmiş, 13.11.2009 havale tarihli dilekçesi ile dava konusu markanın …. tarafından devralınması nedeniyle davaya anılan şirket adına devam edileceğini bildirmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı … vekili, dava konusu markanın … şirketine ait olduğunu, müvekkilinin de anılan şirketin Türkiye’deki tek yetkili acentesi olduğunu, müvekkilinin markayı acentelik sözleşmesine istinaden kullandığını, ilk tescili yaptıran …’un … firmasının eski acentesi olan şirketin ortağı ve müdürü … adlı şahsın eşinin yanında bir çalışan olup, tescilin kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Müdahil-karşı davacı … vekili, asıl davaya müdahale talebinde bulunmuş ve karşı davada, asıl davanın davalısı … ‘nin savunmalarına iştirak ederek, müvekkili adına yurt dışında tescilli “…” ibareli markanın Paris Sözleşmesi çerçevesinde tanınmış marka olduğunu, davacı karşı davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, müvekkili adına yurtdışında tescilli “…” ibareli markanın Paris Sözleşmesi çerçevesinde tanınmış marka olduğunun tespitini, tanınmış marka siciline tescil edilmesini, davalı markasının iltibas teşkil ettiğinin tespitini, davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalının tecavüzünün önlenmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, asli müdahilin ticaret unvanında yer alan ve davalı/karşı davacı tarafından Türkiye’de verilen hizmetler ile bağlantılı olarak tescilsiz şekilde kullanılan “…” ibaresinin davacı şirket tarafından, bu durumun bilinmesine rağmen (ilk başta şirket adına değil de şirket ortağının eşinin yanındaki bir çalışan adına, daha sonrasında devralma suretiyle şirket adına) tescil ettirmesi kötü niyetli tescil olup davacı/karşı davalının marka hakkına tecavüz iddialarının mesnetsiz olduğu, davalı … firmasının 2005 yılından beri Türkiye’de kurmuş olduğu …. vasıtasıyla faaliyet gösterdiği, bu durumun davacı şirket ortağı… ‘ne verdiği röportajda da belirtildiği, …, “… … ‘nin 2005 yılından beri Türkiye’de başarıyla faaliyetlerini devam ettirdiğini” belirttikten sonra “… olarak … … ile birlikte çalışmaktan gurur duyduklarını” ifade ettiği, bu durumun “…” markasının Türkiye’deki gerçek hak sahibinin asli müdahil … olduğunu ortaya koyduğu, asli müdahile ait “…” markasının davacı/karşı davalı markasının tescil tarihi itibariyle Paris Sözleşmesi’nin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış marka statüsünde bulunduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalının 2008/01019 tescil nosu ile … nezdinde 02.02.2009 tarihinde tescilli … markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve işbu dosya ile birleştirilen ve karar verilmeyen … FSHM’nin 2014/53E. 2014/33K. sayılı dosyasına konu dava ile ilgili olarak ileride karar verilmesinin mümkün bulunmasına göre davacı-karşı davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı … vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 30,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.