YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/842
KARAR NO : 2015/6338
KARAR TARİHİ : 05.05.2015
MAHKEMESİ : ANTALYA(KAPATILAN) 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/02/2013
NUMARASI : 2012/4-2013/34
Taraflar arasında görülen davada Antalya (Kapatılan) 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/02/2013 gün ve 2012/4-2013/34 sayılı kararı bozan Daire’nin 12/09/2014 gün ve 2013/7687-2014/13657 sayılı kararı aleyhinde davalı S.. A… vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1994 yılından beri A.da eczacı olup 2002 yılına kadar davalılardan ilaç aldığını, davalı A. Eczacılar Odası Başkanı R. D.’in telkinleri ile diğer davalıların 18.09.2002’den sonra müvekkiline diğer eczanelerden ayrı uygulama yaparak önce ilaç satışını durdurup sonra diğer eczanelere ortalama 3 ay vadeli veya peşin satışlarda yüksek iskontolu satış yapıldığı halde müvekkiline yalnız peşin satış yapmaya başladıklarını, diğer eczanelere yapılan peşin satış iskontosunu yapmayarak piyasa rekabet koşullarını ihlal ettiklerini, söz konusu ayrımcı uygulamanın rekabet ihlali oluşturması nedeniyle 17.03.2003 tarihinde Rekabet Kurumu’na bulundukları şikayet üzerine Rekabet Kurumu’nun 03.05.2004 tarih 04-31/363-89 sayılı kararı ile davalı ecza depolarının uyumlu eylemde bulunarak rekabeti ihlal etmeleri nedeniyle cezalandırılmalarına karar verildiğini, piyasaya hakim konumda olan davalı firmaların eşit durumdaki alıcılara eşit şartlarda davranma yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle müvekkilinin vadeli ilaç alamadığını, pek çok ilacı eczanesinde bulunduramayıp müşteri kaybettiğinden zarara uğradığını, 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanuna göre rekabet ihlalinin haksız eylem oluşturduğunu, Yasa’nın 57 ve 58. maddelerinde düzenlenen tazmin sorumluluğuna ilişkin koşulların gerçekleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın tahsilini, hesaplanacak zarar miktarının 4054 sayılı Yasa’nın 58/2. fıkrası uyarınca 3 kat arttırılarak tazmin edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı şirketlerin vekilleri ayrı ayrı, davacının ticari işletmesi olan eczanesinin ekonomik açıdan riskli işletmeler grubunda değerlendirildiğini, davacının 3-4 ay vade ile aldığı mallara karşılık verdiği çekleri vadesinde ödemeyip, çeklerin karşılığında H. E. Deposuna 45.467 TL, Es Ecza Deposuna ise 7.505 TL’yi aşan mal iadesinde bulunduğunu, tüm bunlara rağmen davacıdan teminat vermesi karşılığında kendisi ile çalışılabileceği bildirilmesine rağmen davacının teminat vermeye de ilk etapta yanaşmadığını, davacının zaten başka depolardan da ilaç alımı yaptığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı A. E. Odası vekili, davanın dayanağı ile ilgili olarak Oda’ca alınmış resmi bir karar bulunmadığını, eylemin Oda başkanının münferit faaliyetleri sonucu gerçekleştiğini, ayrıca müvekkili Eczacılar Odası’nın 4054 sayılı Yasa’da belirtilen teşebbüslerden olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı A. E. Odası’nın 4054 sayılı Yasa’nın 4. maddesinde sayılan teşebbüs ya da teşebbüs birliği olarak değerlendirilemeyeceği, diğer davalılara yönelik davaya gelince rekabet kurallarının ihlalinden doğan tazminat davalarında sorumluluğun oluşması için hukuka aykırı eylem, zarar, kusur ve illiyet bağı unsurlarının gerçekleşmesi zorunlu olup, Rekabet Kurumu’nun kararları ve bu karara karşı Danıştay 13 Dairesi’nde açılan davalarda davalı ecza depolarının 2002 Eylül ayından 2004 Mayıs ayına kadar davacıya teminatsız vadeli mal vermeyip ıskonto uygulamadığı, bu eylemlerin 4054 sayılı Yasa’nın 4 maddesinde düzenlenen yasak eylemlerden olduğu mahkemece de kabul edilmiş ise de davacının davalıların bu eylemleri nedeniyle zarara uğradığı ve zarar ile davalıların eylemleri arasında illiyet bağının bulunduğunu somut olarak ispatlaması gerektiği, davacı defterlerinin incelenmesi sonucu 4054 sayılı Yasa’nın 58 maddesinde belirtilen yöntemle yapılan hesaplama sonucunda davacının net karında 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ait ortalamasının % 8 civarında olduğu, net karındaki artış veya azalmaların haksız eylemin olmadığı yıllarda da bulunduğu, bu nedenle davacının net karında herhangi bir azalmanın gerçekleşmediği, davacının ileri sürdüğü zararını somut olarak ispatlayamadığı, maddi ve manevi tazminat koşulları oluşmadığı gerekçesiyle tüm davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 12.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davalı S.. A.. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı S.. A… vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı S.. A… vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 05,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK’nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 251,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı S.. A…’den alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.