YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8504
KARAR NO : 2016/3492
KARAR TARİHİ : 30.03.2016
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2014 tarih ve 2014/139-2014/296 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK’nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “…” esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, 2011/… no’lu, “….” ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu ancak, davalı şirketin “…”, “… Intim” ibareli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu başvurunun reddedildiğini oysa, müvekkilinin “…” esas unsurlu seri markaları bulunduğunu, marka üzerinde önceye dayalı, gerçek hak sahibi olduğunu, markaların iltibasa sebebiyet verecek benzerlikte de olmadığını ileri sürerek,…’in 2014-M-3229 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, … kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, gerek markalar gerekse de kapsamlarındaki hizmetler benzer olduğundan karıştırma ihtimali bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, “….” ve “….” sözcüklerinin birleştirilme düşüncesi, sözcüklerin yazılış, okunuş, görünüm ve genel izlenim itibariyle yüksek seviyede benzer olması, tescil kapsamlarındaki 35. sınıfta yer alan hizmetlerin dahi birebir aynı ya da aynı tür hizmetler olması karşısında, davacının itirazlarının aksine karıştırma ihtimali oldukça yüksek seviyede bulunduğundan ….kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve uyuşmazlık konusu işaretlerin 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı marka başvurusunun reddine dair … kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davacı tarafça marka başvurusunda 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” kapsamında hangi ürünlerin iş yerinde satış hizmetine sunulacağı belirtilmiş bulunmaktadır. Oysa, davacı marka başvurusuna itiraz eden davalı şirkete ait “…” ibareli marka genel olarak “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri” için tescillidir. Dairemizin 19/04/2010 tarih, 2010/2036 Esas, 2010/4235 sayılı kararında da açıklandığı üzere, esasen genel olarak perakendecilik hizmetleri niteliğindeki bu tür hizmetler bakımından marka sahibinin hizmetin hangi tür ticaret alanında mal ve/veya mallar için kullanılacağını belirtmesi gerekmektedir. Davalı şirkete ait marka ise, genel olarak perakendecilik hizmetlerini içermekte olup, belirli sektör ya da gruplardaki ürünler sınırlandırılmamıştır. Bu itibarla, uyuşmazlık konusu işaretlerin benzerliğine karşın davacı başvurusunda 35. sınıf hizmetlerin kapsamında ticarete konu edilecek malların teker teker sayılması nedeniyle, başvuruya itiraz eden davalı şirketten söz konusu 35. sınıf hizmetler kapsamında başvuruda sayılan malların satış hizmetlerinin de verildiği hususunda varsa delillerinin ibrazı istenmek ve buna göre şayet davalının “…” markası ile 35. sınıf mağazacılık hizmetleri altında davacı marka başvurusunda yer alan ürünleri kapsayan ticareti bulunduğu takdirde bu ürünler yönünden … kararının iptaline karar vermek gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.