Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/884 E. 2015/6468 K. 06.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/884
KARAR NO : 2015/6468
KARAR TARİHİ : 06.05.2015

MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2014
NUMARASI : 2014/758-2014/428

Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2014/758-2014/428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette 13.09.2005-30.06. 2009 tarihleri arasında çalıştığını, ailevi sorunlarını gerekçe göstererek iş akdini feshetmek istediğini bildirdiğini ve iş akdini karşılıklı olarak sona erdirdiklerini, daha sonra davalının iş akdini müvekkilinin rakibi dava dışı M. Kurumsal Hizmetler A.Ş.’de çalışmak için sona erdirdiğinin anlaşıldığını, davalının müvekkilinin ticari sır ve müşterilerini bir süredir dava dışı M.A.Ş.’ne aktardığının tespit edildiğini, dünyada ilk kez müvekkili tarafından uygulanan mobil ödeme sistemi konusunda spesifik olarak eğitilmiş olan davalının tamamen özgün bir sistemin sırlarını ve müşteri portföyünü rakip firma yetkililerine taşıdığını, müvekkili tarafından keşfedilmiş bu özel sistemin işleyişi hususundaki gizliliğin büyük önem arz ettiğini bu nedenle taraflar arasında akdedilen iş akdinin 7. ve 8. maddelerine ticari sırların korunması ve gizlilik ile rekabet yasağına ilişkin hükümler konulduğunu, anılan maddeler uyarınca davalının iş akdinin sona erdiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde G. Grubu firmalarının faaliyet gösterdiği sektörlerde ne kendi hesabına, ne de bir başkası hesabına çalışmamayı, gizli bilgileri korumayı ve açıklamamayı aksi takdirde doğacak her türlü zararı tazmin etmeyi taahhüt ettiğini ve bu taahhüdünün iş akdi sona erse dahi süresiz olarak devam ettiğini, müvekkilinin kısa bir zaman zarfında nedensiz yere pek çok müşteri kaybetmesi ve bilahare bir kısım müşteri firma yetkililerinin müvekkilini arayarak davalının M. A.Ş. firmasında çalışmaya başladığını ve firmalarına gelerek görüşmeler yaptıklarını belirtmeleri üzerine yapılan inceleme neticesinde davalının rekabet yasağına aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinden siparişlerini tamamen çekerek M. A.Ş.’ne aktaran firmalar tespit edildiği gibi, bir kısım müşterilerin de bazı siparişlerini M. A.Ş.’ne kaydırdığını, müvekkilinin müşterilerini kaybetmemek için ilave fedakarlıklara katlanması gerektiğini, davalıya eylemlerini sonlandırması için ihtarname gönderilmesine rağmen davalının ihtarı cevapsız bıraktığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirketten dava dışı M. A.Ş. firmasında çalışmak için ayrılmadığını, davacı şirkette çalışırken ticari sır niteliğinde bilgiye sahip olmadığı gibi, böyle bir bilgiyi aktarmasının da söz konusu olmadığını, davacı şirketin Müşteri portföyü ile ilgili bilgi de vermediğini, müşterilerini M. A.Ş.’ne taşımadığını,müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı sırada işten atılma tehdidiyle davacının sunduğu iş akdini imzalamak zorunda kaldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar taraflar arasında imzalanan sözleşmede iş akdinin sona erdiği tarihten itibaren 10 yıllık süre içerisinde davacı şirketin faaliyet gösterdiği sektörlerde davalının ne kendi hesabına, ne de başkası hesabına çalışmamasına yönelik madde söz konusu ise de, bu sürenin mantık dışı olduğu, böyle bir uygulamanın çalışanları işsizlik ile karşı karşıya bırakacağı, anılan maddenin serbest çalışma ilkesine aykırılık teşkil ettiği, zira anılan 8. madde hükmünde davacı şirketin ortakları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri, diğer organlarının üyeleri, üst orta ve başlangıç seviyesi yöneticilerinden bahsedilmekte olup, davalının bu kapsamda davacı şirkette çalıştığının iddia ve ispat olunmadığı, davalının davacı şirketin ticari sırlarını dava dışı M.A.Ş. firması ile paylaştığı iddia edilmiş ve bu iddia sözleşmenin tarafları bağlayıcı 7. maddesi kapsamında değerlendirme konusu yapılmış ise de, davacı şirketin karının 2010 yılı itibariyle artış da gösterdiği, davalının haksız rekabet hükümleri konusunda yeni iş yerinde faaliyet gösterdiğine dair davacı iddialarının ispat olunamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 62,30 TL harcın temyiz edene iadesine, 06/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.