YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/903
KARAR NO : 2015/3495
KARAR TARİHİ : 13.03.2015
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/03/2013 tarih ve 2009/802-2013/105 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin davalı şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin müşterek mülkiyetinde olan taşınmazın dava dışı bir şirkete kiralandığını ve kira bedellerinin davalı şirket tarafından tahsil edildiğini, tahsil edilen kira parasından, diğer paydaşın hissesine düşen kısmın paydaşın mirasçıları tarafından müvekkili aleyhine açılan davada verilen karar gereğince müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkilinin ise hissesine düşen kısmı alamadığını, davalı şirketin kira parasını tahsil ettiğini ve tahsil edilen parayı tasfiye harcamalarında kullandığını kabul ettiğini, müvekkilinin hissesine düşen kira bedelinin haksız olarak şirket uhdesinde kaldığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL’nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08.12.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 163,054,37 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı temsilcisi, tasfiye memuruna karşı dava açılamayacağını, kira parasının davalı şirket tasfiye hesabına aktarılmadığını, kira parasının davacı tarafından tahsil edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 2001 ve 2002 yılları ticari defterlerinde, davacının paydaşı olduğu taşınmaza ilişkin kira gelirlerinin kayıtlı olduğu, 2003 yılında ise söz konusu kira gelirinin, davacının hissesi oranında ortaklara borçlar hesabına kaydedildiği ancak gerek davacının şirkete karşı hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçundan mahkum edilmesi gerekse de taşınmazın diğer paydaşının mirasçıları tarafından kira parasının tahsili için bu davanın davacısana karşı açılan davada verilen kabul kararı gözetildiğinde, kira gelirlerinin şirket kayıtlarına fiilen aktarıldığının kanıtlamadığı, bu haliyle davacının payına düşen kira gelirini davalı şirketten isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak, yargılama sırasında davalı taraf vekille temsil edilmediği halde davanın reddi nedeniyle davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (5) numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, kararın bu şekilde davacı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/03/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.