Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9943 E. 2015/13706 K. 21.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9943
KARAR NO : 2015/13706
KARAR TARİHİ : 21.12.2015

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/01/2015 tarih ve 2013/246-2015/10 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi …. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında en son olarak 01.07.2009 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalandığını, bir müddet sonra davalının bayilik sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiği, görev ve sorumluluklarını … adlı kuruluşa devrettiği, bu durumu müvekkile bildirerek … adlı firma ile sözleşme yapmasını söylediği, buna rağmen müvekkilinin bayisini açık tuttuğunu ancak davalının bu duruma müdahale ettiğini ve izin vermediğini, bundan dolayı müvekkilinin kar marjını kaybettiğini, kira ve vergileri kendi kazancından ödemek zorunda kaldığını, bakiye bayilik alacağı ile teminat mektubuna da davalı tarafından ödenmediğini,bloke konulduğunu; davalıya ihtarname gönderildiğini ancak cevabında …. ile sçzleşme yapılmasının gerektiğinin bildirildiğini iddia ederek kar zararı olan 32.000 TL, 25.000 TL’lik teminatın iadesini, ödemek zorunda kaldığı kira ve vergiler için fazla hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile müvekkilinin imzaladığı bayilik sözleşmesinin 33. maddesinin 2. fıkrasında sözleşmedeki hak ve yetkilerin devrinin düzenlendiğini, ve müvekkiline tanınmış olduğunu, davacının bu maddeyi ihlal ettiğini, davacının … ile sözleşme imzalaması halinde herhangi bir kar kaybının olmayacağını, herhangi bir bakiye alacağının ve kar alacağının da olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sözleşmenin tek taraflı feshinden kaynaklı maddi zararın tazmini ile alacak istemine ilişkin olduğu, ….’den davacının alacağının olmadığının devredilen şirkete borçlu olduğunun bildirildiği, aksini gösterir belge ibraz edilmediği, teminat mektunun alındığı bankaya yazılan müzekkereye verilen cevapta mektubun çözülmeksizin iade edilerek iptal edildiğinin bildirildiği, davalı şirketin aralarındaki sözleşme gereği devir yetkisine haiz olduğu, sözleşmeyi devreden davalının talebine karşılık vermeyen davacının yoksun kaldığı karı talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 21/12/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.