Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/996 E. 2015/6334 K. 05.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/996
KARAR NO : 2015/6334
KARAR TARİHİ : 05.05.2015

MAHKEMESİ : ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31/12/2012 gün ve 2011/8 – 2012/338 sayılı kararı bozan Daire’nin 23/09/2014 gün ve 2013/7820 – 2014/14313 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerine ait paraların 16.05.2001 tarihinde değerlendirilmek üzere davalı bankanın B. Şubesi’ne aktarıldığını, müvekkillerinden…’un daha sonraki tarihlerde ve en son 12.01.2002 tarihinde davalı bankaya para yatırdığını, banka çalışanı davalı …’nin mevduatları en karlı şekilde değerlendireceği yönünde güven oluşturarak müvekkillerinden açığa atılmış imzalar aldığını, hesaplara ilişkin belge istendiğinde yüksek miktarları içeren sahte banka cüzdanları verdiğini, bankaca bir takım usulsüzlükler yapıldığının anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada durumun ortaya çıktığını ileri sürerek…. için 578.000 TL,… için 670.815 TL, … için 68.517 TL,…için 59.659 TL, … için 91.046 TL mevduatın bankaya yatırıldığı 16.05.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile … yönünden 615.917,65 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, 21.05.2001 tarihinde yatan tüm paranın davacı … tarafından çekildiğini, para çekmeye ilişkin belgelerde imzası olduğunu, …’un bizzat ve vekaleten idare ettiği hesaplara ilişkin bankadan ve müvekkilinden hiçbir alacağının olmadığını, paraların borsada kaybedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili, davacı…’un kendi adına asaleten diğer davacılara vekaleten verdiği ibraname kapsamında bankayı ibra ettiğini, yatırılan paraların gerek davacılarca gerek vekaleten davacı ….’un verdiği talimatlarla çekildiğini ve bir kısım paranın ….’un hesaplarına aktarıldığını, Bankalar Kanunu’na aykırı bir işlem yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı …’nin davacıların mevduatlarının yatırıldığı tarihten sonra bu mevduatları sahte belgeler ve EFT yolu ile zimmetine geçirdiği, banka vekilince de uyuşmazlık yaratılmayan savunma itibariyle paraların bankaya yattığının kabul edildiği, 05.03.2002 tarihli bankayı ibra eder belgenin içerik ve niteliği itibariyle hukuken borcu sona erdirici ibra belgesi niteliğinde görülmediği, BK’nın 74. maddesi kapsamında delil yetersizliğine ilişkin beraat kararının hukuk mahkemesini bağlayıcı nitelikte bulunmadığı, güven kuruluşu olan bankaların aldıkları mevduatları özenle korumak yükümlülüğü içinde olduğu, ıslah talebinin zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı … içim 615.917,65 TL, …. için 670.815 TL’nin, … için 68.517 TL’nin, … için 59.659 TL’nin, … için 91.046 TL’nin 16.05.2001 tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair verilen karar davalı banka vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 23.09.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı banka vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, davalı banka harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 05/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.