YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/12718
KARAR NO : 2017/6625
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2016 tarih ve 2015/273-2016/72 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2011/1079 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapılldığını, takip dosyasına dayanak 15.10.2004 tarihli Tarımsal Kredi Sözleşmesi ve … Noterliğinin 18.02.2011 tarihli ihtarnamesinin gösterildiğini, ihtarnamede müvekkilinin isminin yazılı olmadığını, kredi sözleşmesinde de müvekkilinin taraf olmadığını, müvekkilinin gönderilen ödeme emrine başka bir kredi borcuna ilişkin davalı bankaya borcu olduğu zannıyla itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkili adına kayıtlı mallara haciz yazısı gönderildiğini, evinin satışa esas olmak üzere kıymet takdirinin yapıldığını ileri sürerek, müvekkilinin anılan icra dosyasında borçlu olmadığının tespitini, icra dosyasının iptalini, haksız ve kötü niyetli olarak takipten dolayı alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sehven takip yapıldığını, fark edildiğinde takipten bu borçlu bakımından feragat ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, icra dosyasında takibin kesinleştiği, borçlulardan davacı … hakkındaki takipten, alacaklı vekilinin 19/11/2015 havale tarihli dilekçesi ile feragat ettiği, icra müdürlüğünce de vaki feragat nedeniyle 13/01/2016 tarihli kararı ile borçlu …’a ait mal varlığı üzerine konulan hacizlerin fekkine karar verildiği, işbu menfi tespit davasının konusunun kalmadığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına, davanın açılmasına davalı banka sebebiyet verdiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Hüküm fıkrasının 3. bendinde davalı tarafından yapılan 264,04 TL noter masrafının davalıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmadığı gibi; ayrıca karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT m. 6 ve 13 gereğince davacı lehine 900 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken hüküm fıkrasının 4. bendinde 1.800,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmayıp bozmayı gerektirmekteyse de söz konusu yanlışlıklar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 numaralı bendindeki “264,04 TL noter masrafı” ibaresinin çıkartılmasına ve “360,94 TL” ibaresi çıkartılarak yerine “ 96,90 TL” ibaresinin yazılmasına; ayrıca hüküm fıkrasının 4 numaralı bendindeki “1.800,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “900 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın davalı yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 27/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.