YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15097
KARAR NO : 2017/6157
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/09/2015 tarih ve 2014/770-2015/788 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 4562 sayılı OSB Kanunu’na göre faaliyette bulunduğunu, EPDK’nın aldığı kararlara istinaden serbest tüketici niteliğinde olduğunu, üyelerine doğal gaz temini için … ile doğal gaz alım sözleşmesi yaptığını, …’ın da davacı kuruma satmış olduğu doğal gaz nedeniyle dava dışı … Gaz A.Ş’ye taşıma bedeli ödediğini, taşıma bedelinin EPDK tarafından belirlendiğini, buna göre 2007 yılı taşıma bedelini düzenleyen EPDK’nın 1008 Sayılı Kurul Kararı’nın yürürlükte olduğu dönem boyunca davacı tarafından taşıma bedellerinin bu kurul kararınca belirlenen oranda … tarafından tahsil edilerek … Gaz’a ödendiği, ancak 2007 yılı taşıma bedelinin düşük olduğu belirtilerek … Gaz tarafından EPDK’nın 1008 sayılı kurul kararının iptali için Danıştay’da dava açıldığını, bu dava neticesinde … Gaz’ın alacağı taşıma bedeline ilişkin kısmın iptal edildiğini, düzenleme ortadan kalktığı için EPDK tarafından 15/12/2012 tarih 3548 Sayılı Kurul Kararı ile boşluk oluşan 2007 yılı için “2004 yılı için alınmış olan 291 Sayılı Kurul Kararının uygulanmasına” karar verildiğini, bu karar gereğince … Gaz tarafından ortaya çıkan taşıma bedeli fark faturasının … A.Ş.’den naklen tahsil edildiği ve … tarafından da davacı kuruma iki adet taşıma bedeli fark faturasının gönderildiğini, bunun üzerine davacı tarafından katılımcıların zarar görmemesi için … ile anlaşılarak 36 taksitle ödenmesinin sağlandığını ve katılımcılarına ihtarname gönderilerek ödemeleri gereken peşin veya 36 taksitle ödemenin yapılmasının talep edildiğini, ayrıca …’a karşı iptal davası açıldığını, ancak yürütmeyi durdurma taleplerinin reddedildiğini, bu sebeple ihtirazı kayıt ile …’a ödeme yapılmak zorunda kalındığını, bu ödeme içerisinde davalı şirketin payına 311.440,86 TL’nin düştüğünü, bu bedel için 27/09/2012 tarih ve 92645 nolu faturanın gönderildiğini, ancak davalı tarafından kabul edilmeyerek iade edildiğini oysaki davalı tarafından ödenmesi gerektiğini, çünkü davacı tarafından 36 taksitli olarak ödenmeye devam edildiğini ileri sürerek, müvekkili kurum tarafından yapılan Ağustos 2012 ve Ocak 2013 tarihi itibariyle 36 aylık taksidin ilk ayının toplam tutarı olan 44.369,96 TL taşıma fark bedelinin aylık ödeme tarihlerinden başlayacak en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, mevzuata göre, dağıtım şirketine ödenen taşıma bedelinin alıcıya yansıtılacağı hususunda bir düzenlemenin bulunmadığı, … ile davacı arasında yapılan sözleşmede de böyle bir düzenlemeye yer verilmediğinden davacının ödemek zorunda olmadığı taşıma bedeli farkını davalıdan talep etmesinin yerinde görülmediği ayrıca, taşıma bedeli farkının EPDK’nın ilgili dönem için aldığı kurul kararının iptali neticesinde oluştuğu, bu kararın alınmasında davalının bir katkısının bulunmadığı, EPDK’nın kararının iptal edilmesinin de kararın yanlış alındığını gösterdiği, EPDK’nın yanlış almış olduğu bir kararın sonucunun da davalıya yüklenemeyeceği, Danıştay kararında davalının taraf da olmadığı, iptal kararının sonucunun kusuru olmayan davalıya yansıtılamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.