YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1542
KARAR NO : 2017/4497
KARAR TARİHİ : 19.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2015 tarih ve 2014/1192-2015/1161 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 18/09/2008 tarihli acentelik sözleşmesinin davalı tarafından 29/05/2013 tarihli ihtarname ile haksız olarak tek taraflı feshedildiğini, her ne kadar fesih gerekçesi olarak “teknik zarar” hususu belirtilmiş ise de iddia edilen zararın somut verilerle açıklanmadığını, davalının sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, denkleştirme, portföy tazminatı, komisyon alacağı ve uğradığı zararlar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, feshin haklı sebebe dayandığını, davacı acentenin müvekkilin menfaatini gözetmeden sigortalı seçimi yaptığından poliçe bedellerinin üzerinde hasar ödemesine sebep olarak müvekkilini zarara uğrattığını ayrıca, akde aykırı olarak diğer sigorta şirketleri ile sözleşme yaparak aynı anda birden fazla sigorta şirketinin acenteliğini de yaptığını, müvekkilinin haklı bir sebebe dayanmadan dahi akdi feshetme imkanının bulunduğunu, davacının talep ve iddialarının yerinde olmadığını, sözleşme uyarınca müvekkilinden herhangi bir talepte de bulunamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, denkleştirme tazminatı şartlarının TTK’nın 152. maddesinde belirtildiği, bir acentenin performansının sözleşmenin esaslı noktalarından biri olup, performans düşüklüğünün fesih için haklı neden olduğu, son 5 yılda prim üretiminin kademeli şekilde ve esaslı olarak düştüğü, davacı tarafından düzenlenen poliçeler incelendiğinde prim/tahsilat dengesinin olmadığı, tahsil edilen primlerin çok üzerinde tazminat ödemesi yapıldığı ve bunun birkaç yıl üst üste devam ettiği, davacının birkaç kez uyarıldığı, riskin sözleşmenin esaslı bir unsuru olduğu, davacı tarafından başka sigortacılar için acentecilik yaptığı hususunun ikrar edildiği, davalının muvafakatinin ispatlanamadığı, bu nedenle davacının denkleştirme talebinin yerinde olmadığı, komisyon miktarının hesap edilebilmesi için de yeterli delil bulunmadığı, dekorasyon, reklam vb. kalemler açısından sözleşme hükümlerinde tazminat ödenmeyeceğinin açıkça yazılı olduğu ayrıca, zararın da ispatlanamadığı gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.