YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/1616
KARAR NO : 2017/4307
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/06/2015 tarih ve 2014/182-2015/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin … başvuru numarası ile 20.05.2011 tarihinde yapmış olduğu “a a haber ajansı şekil” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin yaptığı itirazlar üzerine YİDK kararı ile başvuru konusu marka ile davalının … , … , … ve … numaralı görsel içerikli markaları arasında iltibas tehlikesinin var olduğu gerekçesiyle başvurularının tüm sınıflar yönünden reddine karar verildiğini, oysaki müvekkilinin daha eski tescilli markalarının da bulunduğunu ve markaların oluşturuluş biçimleri, barındırdıkları ibareler ve şekilsel olarak davalının markaları ile hiçbir benzerliği bulunmadığı gibi, nihai tüketici nezdinde iltibas tehlikesi yaratmasının da mümkün olmadığını ileri sürerek TPE YİDK kararının iptaline, tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; davacı şirket markası ile diğer davalı şirket markalarının görsel, işitsel ve sesçil anlamda oldukça benzer olduğu gibi kapsamlarında yer alan hizmetlerin de aynı/aynı tür olduğunu, markalar arasında iltibas tehlikesinin oluşacağını, somut olayda seri marka oluşması için gereken koşulların olmadığını, YİDK kararının usule ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkiline ait A HABER markasının özel bir televizyon kanalının adı olduğunu, dava konusu “A A HABER AJANSI ŞEKİL” markasının müvekkilinin tanınmış “A HABER” markaları ile işitsel, anlamsal ve görsel açılardan iltibas düzeyinde benzer olduğunu, çekişmeli mal/hizmetlerin de aynı veya benzer bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 20.05.2011 tarihinde “a a haber ajansı+şekil” ibaresinin 35, 38 ve 41.sınıflarda marka olarak tescili istemiyle başvuruda bulunduğu, başvuru kapsamındaki hizmetlerin, itiraza dayanak markaların kapsamındaki hizmetlerle ortalama tüketici kitlesi, doğal yapısı, kullanım amacı, rekabet, ikame veya tamamlama ilişkisi itibariyle aynı ya da benzer olduğu, çekişmeli başvuru davacının yayıncılıkta 2004’ten bu yana kullandığı özel karakterle yazılmış logo ve “haber ajansı+şekil” ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların daktilo yazım karakteri ile yazılan “a” harfi logo olarak kullanılan biçimde yazılmak suretiyle “a haber şekil”, “haber a şekil”, “haber a şekil”, “a hbr”ibarelerinden oluştuğu, tarafların “a” harfine renk ve görünüm itibariyle farklılık kazandırdığı, logo ve görsel ayırt edicilikle ortalama tüketici nezdinde farklı müteşebbislere ait iki ayrı yayın, medya markası olarak ayrışıp ayrı ayrı taraflara bağlandığı, başvurudaki logo ve “a” harfi yazımının davacının kullanageldiği görsel ve logo ile daha önceki markalardan ayrılmadan ve özellikle davalı marka ve logolarına görsel olarak yanaşmadan oluşturulduğu, bu nedenle özellikle ilgili hizmetler ve tüketicilerin algısı dikkate alındığında görsel farkın yeterince baskın olduğu, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b, 8/4 anlamında tescil engelinin gerçekleşmediği, öte yandan davacının davalının itirazına dayanak markalarından önce tescil edip fiilen kesintisiz kullanıldığı, çekişmeli hizmetleri içeren 2004/17844 sayılı markasındaki asıl unsuru değiştirmeden bu başvuruyu yaptığı ve kazanılmış hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.