YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2021
KARAR NO : 2017/4821
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/10/2015 tarih ve 2014/122-2015/660 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından yurtiçi karayolu taşıyıcı sorumluluk sigorta abonman poliçesi ile sigortalı bulunan emtianın davalı …’un araç maliki, taşıyan ve işleten sıfatına sahip olduğu, diğer davalının sevk ve idaresindeki araca yüklenerek taşınması sırasında 29.08.2010 tarihinde meydana gelen yangın sebebiyle hasar gördüğünü, 16.949,70 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, bu kapsamda davalılar aleyhine icra takibi başlatılmış ise de, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, hasarın meydana gelmesinde müvekkillerinin hiçbir kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını, hasarın meydana gelmesine neden olan yangının araç seyir halinde iken dışarıdan atılan bir madde nedeni ile çıkmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, gerek ekspertiz raporunda gerekse de itfaiye raporunda da bu yönde tespitler yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki sigorta ilişkisinin sorumluluk sigortasına dayandığı, dava dışı sigortalının taşıma risklerinden doğabilecek sorumluluklarının yük sahibine karşı teminat altına alındığı, sigortalı… Kargo San. Ltd. Şti’nin 2010 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı, ticari defterler üzerinde yapılan incelemede dava konusu olay nedeniyle yük sahiplerine ödeme yapılmadığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dava dışı sigortalı… Kargo San. Ltd. Şti’nin davaya konu taşımada zarar gören yük sahiplerinden…Plastik Tic. Ltd. Şti’ne … 3. İcra Müdürlüğünün 2012/519 sayılı takip dosyasında yaptığı ödemelerin işbu itirazın iptali davasına esas olan icra takibinden ve bu dava tarihinden de sonra olmasına bu ödemeler bakımından icra takip tarihinde davacının talep hakkının doğmamış bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan…Plastik Tic. Ltd. Şti’ne ödemelere ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi nedeniyle rücuen alacağa ilişkin icra takibine itirazın iptali davasıdır. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ile dava dışı… Kargo San. Ltd. Şti. arasındaki ilişki taşıyıcı sorumluluk sigortasına dayanmakta olup, sigortalının üçüncü şahıslara ait emtiaları taşıması esnasında meydana gelecek kazalarda taşınan emtianın zarara uğraması sonucu yük sahibine karşı taşıyıcıya düşen mali sorumluluk teminat altına alınmıştır. Davacı sigortacı, dava dışı sigortalının taşıma ilişkisinde 3. şahıslara ait emtianın araçta meydana gelen yangında hasara uğraması nedeniyle sigortalıya 16.949,70 TL ödemiş ve sigortalı dava dışı… Kargo San. Ltd. Şti’nin verdiği 11.11.2010 tarihli taahhütname ve ayrıca ibranamedeki temlik beyanına dayalı olarak 14.07.2011 tarihinde kamyonun işleteni ve şoförüne karşı haciz yoluyla icra takibi yapmış borca itirazları üzerine işbu itirazın iptali davası 17.02.2012 tarihinde açılmıştır.
Mahkemece, davalı taşıyıcının kusuru bulunmadığından malların hasarından davalıların sorumlu olmadıkları gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce 10.12.2013 tarihli ilamla aktif dava ehliyeti bakımından re’sen bozulmuş olup, uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere, sigortalının 11.11.2010 tarihli taahhütnamesi kapsamında sigortalıya yapılan ödeme 6102 sayılı TTK’nin 1472. md. (eski TTK’nin 1301. md.) kapsamında davacıya halefiyet hakkını doğuracak bir ödeme değildir. İbraname-Temlikname-Makbuz başlıklı belgede yer alan temlik beyanı da davacıya takip ve dava hakkı kazandıran bir beyan olmayıp, helafiyet hakkının ve buna bağlı olarak takip ve dava hakkının belirlenmesi için dava dışı sigortalının yük sahiplerine itirazın iptali davasına esas icra takibinden önce ödeme yapıp yapmadığının tespiti gerekir.
Bozma ilamına uyulması sonucunda mahkemece, sigortalı şirketin tasfiye memuruna ödemelere ilişkin tüm kayıt ve belgeleri sunması için ihtaratlı davetiyeler tebliğ edildiği halde sunulamadığı ve talimatla ibraz edilen 2010 yılı ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 3. kişilere herhangi bir ödeme olmadığı gerekçesiyle davacının aktif dava ehliyet bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma yeterli olmamıştır. Bozma ilamında, davacının dava hakkı bulunup bulunmadığının incelenmesi bakımından dava dışı sigortalının zarar gören yük sahiplerine yaptığı ödemelere ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesine değinildiğinden, davacı vekilinin delil listesi ve bilirkişi raporuna beyan dilekçesindeki talebi de nazara alınarak, ekspertiz raporunda mallarının zarar gördüğü tespit edilen ve faturaları bulunan ve yukarıda (1) nolu bentte yazılı ve bu dava tarihinden sonra ödeme yapılan…Plastik Ltd. Şti. dışındaki 3. kişilerden, sigortalının hasar ödemesi olup olmadığı ve ödeme varsa belgeleri sorulup istenerek, gerektiğinde bu üçüncü kişilerin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, işbu davaya esas icra takip tarihinde davacının halefiyete dayalı rucü hakkı ve bu hakka dayalı takip ehliyeti bulunup bulunmadığı ve ne miktar bakımından bulunduğu belirlenip icra takibine itirazın iptali davasının ön şartı olan geçerli bir takip olup olmadığının saptanması, bu belirlemenin sonucuna göre işin esasının incelenmesi aşamasına geçilmesi gerekir. Bozma ilamına uyulmasına rağmen eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, davacı vekilinin buna ilişkin temyiz itirazının kabulüyle hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin…Plastik Ltd. Şti’ne ödemelerle ilgili temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine
, 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.