YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2039
KARAR NO : 2017/4872
KARAR TARİHİ : 28.09.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/06/2015 tarih ve 2013/225-2015/315 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1994 yılında kurulduğunu, bu tarihten itibaren de gerek ova ve Akpınar markası altında, gerekse tescilli diğer markaları ile üretim ve satışa devam ettiklerini, bu doğrultuda davacı şirketin Akpınar ibaresini değişik şekillerde tescil ettirdiğini, davalının ise davacı markasının ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan, … Ezine markasını kendi adına, davacı şirketin markaları ile aynı sınıf olan 29. sınıftaki emtialar için tescil ettirdiğini, davalının markasının davacı markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olması nedeni ile, 556 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname’nin 7/b maddesi gereğince, hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini; ayrıca davalının tescilli marka içeriğinde geçen Ezine ibaresinin, peynir ve peynir ürünleri için kullanılan bir cins adı olup, aynı zamanda … ilinin bir ilçesi olduğundan, 556 sayılı Kararnamenin 7/1-c maddesine aykırılık teşkil ettiğini, davalının tescil ettirdiği markada Sercan ibaresini belli belirsiz şekilde kullanıp, Ezine ibaresini hiç kullanmayıp, Akpınar ibaresini öne çıkararak, davacının tüketici kitlesinden haksız olarak yararlandığını, davalının Akpınar ibareli markalara iltibas suretiyle tecavüzde bulunduğunu belirterek … Davalı şirket adına Türk Patent Enstitüsü’nde 2006/10856 tescil numarası ile kayıtlı, “… Ezine” markasının sicilden terkinine, davalının marka haklarına ve haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil eden hareketlerinin menine, davacı şirketin uğradığı zarar nedeni ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 5.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın hüküm altına alınmasına karar verilmesi istemi ile davasını açmıştır.
Davalı vekili, davalı şirketin kurucularından … ‘ın 1954 yılından itibaren peynir üretim ve pazarlama işi ile uğraştığını, Akpınar markası altında peynir üretip pazarladıklarını, sonrasında da Ezine yöresine has peynir üretimini “… Ezine” markası ile tescil ettirip, piyasaya bu şekilde sunduklarını, Ezine peynirinin, ancak bölgede kurulu bulunan işletmeler tarafından üretilebildiğini, Ezine Peynirciler ve Mandıracıları Koruma Derneği’nin Ezine peynirini tescil ettirdiğini, TPE’nin davacının markası ile aynı olmayan ve müşteri tarafından kolayca ayırt edilme yeterliliğine sahip bulunan “… Ezine” markasını tescil ettiğini, davacının davayı açmakta iyi niyetli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, mahkemece uyulan bozma kararında davalı markasının davacı markasına iltibas tehlikesi oluşturduğu gerekçesiyle davacının hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulüne, tazminat talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece verilen kararın karar düzeltme aşamasında Dairemizce davacı markasıyla davalı markası arasında iltibas tehlikesi, ekonomik ve idari bağlantı bulunduğu gerekçesiyle hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi gereğine değinilerek bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmak suretiyle davalı markasının hükümsüzlüğüne, markaya tecavüzün tespiti ve men’i ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. Ancak usulüne göre tescil edilmiş bir markanın kullanılması bu marka ile iltibas oluşturabilecek tescilli markalar yönünden tecavüz oluşturmaz. Bu nedenle davada marka hakkına tecavüzün tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabul edilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bent yönünden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.