Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2220 E. 2017/4433 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2220
KARAR NO : 2017/4433
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2015 tarih ve 2014/599-2015/1261 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 21 yıla yakın bir zamandır davalının acenteliğini yaptığını, dava dışı sigortalı Plas-Met A.Ş’nin 2007 yılından beri müvekkilinin portföyünde yer aldığını, müvekkilinin 2013 yılında da Plas-Met ve grup şirketleri için poliçe teklifini yaptığını, teklifin davalının yangın teknik müdürü ve müdür yardımcısı tarafından onaylandığını, poliçenin yenilenmesi için mutabakata varıldığını, ancak sigortacının teklifi onaylamaktan imtina ettiğini, bu noktada teklife onay veren teknik müdürün Plas-Met ile gizli görüşmeler yaptığının ve bu şirketlerin teknik müdür yardımcısının eşinin işlettiği bir başka acenteye yönlendirildiğinin öğrenildiğini, Plas-Met ve grup şirketlerinin müvekkili sayesinde davalı sigortalısı olduğunu, müvekkilinin Plas-Met ve grup şirketlerinin poliçeleri sebebiyle komisyon alacağı bulunduğu gibi portföyden haksız yararlanmaya bağlı olarak denkleştirme tazminatını almaya hak kazandığını ileri sürerek şimdilik 10.000 USD, 5.000 TL, 1.000 Euro komisyon alacağı ve 10.000 TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bir komisyon alacağı bulunmadığı gibi davacı acentenin sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, portföy tazminatı istenemeyeceğini, Plas-Met’in davacı ile çalışmak istemediğini, davacının acentelik faaliyetini gereği gibi yerine getirmediğini, tahsil ettiği primleri müvekkiline ödemediğini, hakkında güveni kötüye kullanmak suçundan dava açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının tahsil ettiği primleri davalı şirkete ödemediği, bu sebebe binaen davalının acentelik sözleşmesini feshinin haklı sebebe dayandığı, davalı tarafından yapılan haklı sebeple fesih nedeniyle davacının denkleştirme tazminatı isteyemeyeceği, komisyon alacağının da kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup 492 sayılı Harçlar Yasasına ekli 1 sayılı Tarifenin A/2 maddesi gereğince maktu harç alınması gerekirken yazılı şekilde nisbi harca hükmedilmesi doğru değil ise de bu yanlışlığın giderilmesi bozmayı gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK 438/7 maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyizi isteminin kabulü ile hüküm fıkrasının 2. bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Alınması gerekli 31.40 TL maktu red harcı dava dilekçesinde 695.25 TL olarak peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, fazla ödenen 663.85 TL harcın istek halinde davacıya iadesi” ibaresinin eklenmesi suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde davacıya iadesine, 18/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.