Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2366 E. 2017/5810 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2366
KARAR NO : 2017/5810
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/11/2015 tarih ve 2009/258-2015/566 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalılar vekili ile birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, dava dışı … Ag. ile … Gmbh firmalarına ihraç ettiği toplam 12.249,00 Euro değerindeki greyfurt ürününün adı geçen alıcılara taşımasını davalılardan …’ın CMR sigortacısı olduğu … Uluslararası Nakliyat firmasına tevdi ettiğini, söz konusu emtianın davalı taşıyıcının aracına 08/01/2009 tarihinde 1.750,00 Euro navlun bedeli verilerek teslim edildiğini ve 4 gün taşıma süresi verildiğini, aracın kaza yapması sonucu kısmen hasarlı emtianın 21/01/2009 tarihinde varış yerine ulaştığını, gecikme sebebiyle dava dışı alıcı … Ag.’nin davacıdan 2.000,00 Euro kestiğini, diğer alıcı … Gmbh Firmasının ise emtiayı teslim almaktan imtina ettiğini, herhangi bir ödeme yapmadığını ve emtianın geri gelmediğini, bu sebeple … 6. İcra Müdürlüğünde başlattıkları icra takibine davalıların itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve takip tutarının %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalılar vekili, taşımanın … dışına ihracat şeklinde yapıldığını, satışın yapılması ile göndericinin mallar üzerinde tasarruf hakkının kalmadığını belirterek öncelikle davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı yanın ya da dava dışı alıcı firmaların usulüne uygun hasar ihbarında bulunmadığını, bu sebeple dava açma haklarının olmadığını, … dışında bir kaza olduğu hususu doğru olmakla birlikte kazaya şirket şoförünün sebebiyet vermemesi durumunun CMR 17/2. maddesi gereğince taşıyanın kaçınamayacağı haller içinde olduğunu, bu durumda müvekkili şirketlerin hasar ve gecikmeden kaynaklı tazminat sorumluluğu olmadığını, dava değerinin belirlenmesinin ise CMR hükümlerine göre olmadığını ve fahiş olduğunu, … Firmasının kabul etmediği ürünlerin CMR 16/3. maddesi gereğince müvekkili tarafından satıldığını lakin davacı firmanın satın alan dava dışı … Firmasına fatura kesmeyi kabul etmediği için herhangi bir ödeme alamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin … içi ve … dışı taşıma işi yaptığını, davalının müvekkili şirkete Türkiye’den …’ya narenciye emtiasının taşıması işini yaptırdığını ancak ödemesi gereken navlun ücretinin yarısını ödemediğini, alacağın tahsili için … 4. İcra Müdürlüğünde başlatmış oldukları takibe itiraz ettiklerini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve takip konusu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, söz konusu emtianın üst taşıyıcısı olduğunu, taşınacak emtiayı 08/01/2009 tarihinde 1.750,00 Euro navlun bedeli ödeyerek davacıya teslim ettiğini, aracın şirket şoförünün kusuru nedeniyle kaza yaptığını ve ürünlerin hasar gördüğünü, kendi kusuru ile taşıma hasarına neden olan davacının taşıma ücreti talep edemeyeceğini. bu hususla ilgili dava dışı … Firması ile aralarında devam eden bir dava olduğunu belirterek dosyanın … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2009/258 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden taşınan emtianın … Firmasına gönderilen kısmının tamamen, … Firmasına gönderilen ürününün ise kısmen hasarlanmasına rağmen ayıklama giderinin sovtaj bedelinden fazla olduğu tespit edilmekle, davacının davalı taşıyıcı ile CMR Sigortacısı olan diğer davalıdan yükleme yerindeki malın kıymetini ifade eden fatura bedeli oranında tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne; birleşen dava yönünden ise, davacı taşıyıcının taşıma edimini tam ve kusursuz olarak yerine getirmediği, bakiye navlun bedelini talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı asıl davada davalılar vekili ile birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalılar vekili ile birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalılar vekili ile birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.913,62 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalılar ile birleşen davada davacıdan alınmasına, 26/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.