Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2916 E. 2017/5158 K. 09.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2916
KARAR NO : 2017/5158
KARAR TARİHİ : 09.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06/04/2015 tarih ve 2014/34-2015/182 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında sistem kullanım anlaşması bulunduğunu, davalı şirketin iletim hatlarının doğal tekeli olduğunu, bu nedenle davalı ile sistem kullanım anlaşmasının yapılmasının zorunluluk arz ettiğini, davalı tarafından reaktif enerjinin sistemden çekilmesi sırasındaki oluşan değerler nedeniyle cezai şart uygulandığını, yapılan uygulamanın doğru olmadığını, öncelikle ihtar gönderilmesi gerektiğini, ihtar gönderilmediğini ileri sürerek, ödenen bedellerin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 11/06/2010 tarihinde sistem kullanım anlaşması imzalandığını, anlaşmanın 10. maddesinde cezai şartın öngörüldüğünü, ihlallerin süreklilik arzetmesi nedeniyle cezai şartın uygulandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında 11/06/2010 tarihinde sistem kullanım anlaşmasının imzalandığı, Mart 2011 dönemine ilişkin 164.614,15 TL miktarında cezai şart tahakkuk ettirildiği, 29/04/2013 yani ihlalin gerçekleşmesinden iki yıl sonra cezai şart uygulamasına gidildiği, cezai şartın 31/05/2013 tarihinde davacı tarafından davalının hesabına yatırıldığı, sözleşmenin 10. maddesine göre cezai şartın uygulanabilmesi için öncelikle yapılan ihlal üzerine davalı tarafından gerekli uyarıların yapılması gerektiği, uyarıda belirtilen süre içerisinde ihlalin sona erdirilmemesi halinde cezai şartın uygulanacağının düzenlendiği, söz konusu bu şarta uyulmadan tahakkuk ettirilen ve ödenen cezai şartın taraflar arasındaki sözleşmeye uygun gerçekleştirilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 164.614,15 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8.433,54 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.