YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2940
KARAR NO : 2017/5525
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/05/2014 gün ve 2012/447-2014/351 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/11/2015 gün ve 2015/4906-2015/11856 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hisse devir ve kabul sözleşmesi ile davalı şirkete 18/07/2000 tarihinde hisse bedeli 500 DM olmak üzere 80 adet hisse karşılığı 40.000 DM ödediğini, müvekkilinin davalı tarafça, kar payı alacağı, ana paranın güvence altında olduğu, zarara katılmayacağı ve ana parasını istediği an geri alabileceği şeklindeki telkin ve yönlendirmelerle ikna edildiğini, müvekkili ile birçok kişinin davalı tarafça kandırıldığını, müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığının geçerli bir şekilde kurulmadığını zira, davalı tarafça müvekkiline şimdiye kadar hiç kar payı verilmediği gibi, şirkete geçerli bir şekilde ortak olduğuna dair yazılı bir belge de verilmediğini, şirket kayıtlarında da müvekkilinin ortaklığına dair TTK hükümlerine uygun hiçbir belge bulunmadığını, müvekkilinin davalı şirkete geçerli bir şekilde ortak olmaması nedeniyle yatırılan paranın iadesi gerektiğini, … Yönetim Kurulu Başkanı’nın Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet ve izinsiz halka arz suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkilinden alınan paranın hangi hukuki nedene dayalı olarak alındığının belirsiz olduğunu ve davalıdan istenilmesine rağmen iade edilmediğini ileri sürerek, müvekkili ile davalı arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ile müvekkilinin davalıdan olan 40.000 DEM alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’sinin 18/07/2000 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.