Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/2958 E. 2017/5448 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/2958
KARAR NO : 2017/5448
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/12/2015 tarih ve 2014/1017-2015/776 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin internet alanında bir çok hizmeti olduğunu, 2005 yılından bu yana aynı ticaret unvanını kullandıklarını, “….com.tr” alan adının da 2006 yılında müvekkili firma adına tahsis edilmiş olduğunu, davalı şirketin kuruluşta başka bir ticari unvanıyla kurulduğunu, 2012 yılında ticaret unvanını değiştirerek, müvekkili şirket ile benzer bir ticaret unvanı aldığını ayrıca davalının “….com” alan adını kullandığını, alan adlarının da benzer olduğunu, bu durumun haksız rekabet olduğunu ileri sürerek davalıya ait ticaret ünvanı ile alan adının iptali ile haksız rekabetin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davada haksız rekabet şartlarının oluşmadığını, şirketlerin faaliyet alanlarının farklı olduğunu, mevzuat hükümlerine göre alan adlarının benzer olmasının hukuka uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; ticaret unvanı ile alan adlarının benzer olduğunu, karışma ihtimallerinin bulunduğu ve eylemin haksız rekabet oluşturduğu ancak ticaret sicilindeki tescil sebebiyle haksız rekabetin önlenmesine karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı tarafından ibraz edilen hukuki mütalaanın uzman görüşü alarak değerlendirilmesinin mümkün olmamasına rağmen bu hususun değerlendirilmesinin sonuca etkili bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıda yazılı bent dışında kalan sair tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, iltibas nedeniyle davalının ticaret unvanı ve alan adının iptali ile haksız rekabetin tespit ve men’ine ilişkindir.
Tarafların ticaret unvanlarının çekirdek unsuru “…” ibaresi olup mahkemece davalı unvanının davacının ticaret unvanıyla iltibas teşkil ettiğinin belirlenmesine göre davalının ticaret unvanında iltibasa neden olan “…” ibaresinin sicilden terkini ile yetinmek gerekirken, davalının ticaret unvanının tamamının sicilden terkinine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu benttte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde davalıya iadesine, 17/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.