Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3068 E. 2017/5455 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3068
KARAR NO : 2017/5455
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2013/85-2015/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı … (TPE)’ye 2011/22413 başvuru numarası ile “HARBİYE SHALAL” şekil ibareli başvurunun yayınına yapılan itirazın reddine yönelik Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı yapılan itirazda, başvuru ile itirazda gerekçe gösterilen “harbi”, “HARBİ”, “HARBİM”, “HARBY”, “HARBY”, “HARBY”, “Harby” ve “harby hayalinizdeki ferahlığı keşfedin şekil” ibareli markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğunu, başvuru sahibi davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) ise itirazın reddine ve tescil işlemlerine devam edilmesine karar verdiğini, davalının müvekkiline ait markaların birebir aynısını “HARBİ FREŞ” adıyla ürün üreterek piyasaya sürdüğünü ve savcılık kararıyla fabrikaya iki kez baskın yapıldığını ve bazı kolilere el konulduğu halde bu defa yine benzer şişe, resim ve yazı karakteriyle “HARBİYE SHALAL” ismiyle aynı ürünü üreterek marka hakkına tecavüz ettiğini, davalı şirketin müvekkiline ait markaları haksız kullanmasının Türk Ticaret Kanununun 56. ve 57/5 maddelerine göre de haksız rekabet oluşturduğunu, ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket, “HARBİYE ŞELALESİ” isimli ürünün 10-12 Mart 2011 tarihli FMCGG Hızlı Tüketim Ürünleri Fuarında gösterilmek üzere prototip olarak tasarlandığını ve fuarda alıcılar ve ziyaretçiler tarafından büyük beğeni topladığını, bunun üzerine müvekkili tarafından “Harbiye Shalal” markası şekli için 2011/22413 başvuru numaralı 19.03.2011 tarihinde başvuru yapıldığını, davacı şirketin benzerlik iddiasının ise askıda iken itiraz edildiğini, Enstitütü tarafından “HARBİYE SHALAL” ibareli markanın itiraz eden davacı markaları olan “HARB”, “HARBİM”, “HARBY”, “HARBY Hayalinizdeki ferahlığı keşfedin şekil” markaları ile hiçbir benzerliği olmadığını, karıştırılma ihtimali de bulunmadığını, “Harbiye Shalal” ifadesinin “Harbiye Şelalesi” anlamına geldiğini, tescildeki resimdeki şelalenin de Antakya da bulunan Harbiye Şelalesi olduğunu, markaların hakim unsurları göz önüne alındığında benzerlik ve iltibas ya da karıştırılma durumu olmadığını, davacının şişenin dahi benzer olduğu iddiasına karşı da müvekkili adına şişenin 2010/05177 tescil numarası ile tescilli olduğunu, bu şişelerinin tüm ürünlerinde kullanıldığını savunarak haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının 2006/00151, 2008/57873 ve 2010/38063 tescil numaralı markaları ile davalı marka başvurusunun kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür olduğu, işin uzmanları yahut çok dikkatli kişilerden oluşmayan, yargılama konusu ürünler hakkında normal olarak bilgi sahibi olabilecek, marka ve işareti aynı anda göz önünde bulunduramayan, bunları seyrek olarak karşılaştırma imkânına sahip bulunan ve aradığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan kullanıcının, davacı markalarını taşıyan emtiaları satın almak yahut hizmetten yararlanmak isterken, davalının işaretini taşıyan emtiaları satın alma yahut hizmetten yararlanma olasılığı olduğu, markaların işitsel, görsel, kavramsal olarak ve genel izlenim itibariyle karıştırılması riski bulunacak düzeyde benzer oldukları, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b hüküm anlamında tescil engelinin oluştuğu tespit ve kabul edildiği, ortalama tüketicilerin en azından taraflara ait çekişmeli marka ve işaretleri taşıyan mal ve hizmetlerin, aynı işletmeden veya ekonomik, ticari yada idari olarak bağlantılı işletmelerden geldiği zannına kapılması, biri yerine diğerini alması riski yüksek olup, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Her ne kadar mahkemece davacı adına tescilli markalardaki “HARBY” ve “HARBİ” ibareleri ile davalı başvurusuna konu “HARBİYE SHALAL + şekil” ibareli markalar arasında karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerlik olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de olaya uygulanacak olan 556 s. KHK’nin 8/1-b maddesi uyarınca karıştırılma ihtimalinin varlığı için önceki markanın varlığını bilen ortalama tüketici kitlesinin, sonradan tescil ettirilmek istenen markayı aynı veya ilişkili mallar üzerinde gördüğünden, her iki markayı taşıyan malların da aynı ticari işletme tarafından üretilmekte veya pazarlanmakta olduğunu düşünme ihtimalinin varlığı gerekmektedir. Bu anlamda tek başına markalar arasında görsel ve işitsel benzerlik yeterli olmayıp ortalama tüketici kitlesinin eğitim, yaş vs. genel özellikleri itibariyle markaların görsel, işitsel ve kavramsal benzerliklerini bir bütün olarak değerlendirmeleri sonucunda oluşan genel ve bütüncül intibalarının dikkate alınması gerekir. Somut olayda markalar arasında özellikle anlam bakımından ciddi ve önemli farklılıkların bulunduğu, tescil kapsamında yer alan 5. sınıf malların diğer mal ve hizmetlere nazaran bilinçli tüketici kitlesine hitap ettiği, ortalama tüketici kitlesinin bütüncül intibası itibariyle markalar arasında 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik bulunmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış hükmün davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.