Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3083 E. 2017/5501 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3083
KARAR NO : 2017/5501
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 22/10/2015 tarih ve 2014/335-2015/734 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin … acentesi olan davalı şirketin tahsil ettiği primleri 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu’nun 27 nci maddesinde yazılı sürede intikal ettirmediğini, diğer davalıların da 07.02.2000 tarihli kefaletnameleri nedeniyle acente borçlarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, 1.561.236.652.550 TL’nin reeskont faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, sadece likit ve kesinleşmiş davacı alacaklarından kefalet limiti ile sınırlı olarak sorumlu olan kefil müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini; davacı şirketle acentelik ilişkisi devam eden müvekkilinin tali acentelerinin müvekkiline gelen aktarmalarındaki gecikmelerden doğan ve yasal süreyi aşan hallerin rutin işleyişçe kabul gördüğünü, bu kalemlerin belli periyotlarla davacıya intikal ettirildiğini, taraflar arasında hesap kat’ı ile çözülebilecek hususların davaya konu edilebilecek alacak niteliği taşımadığını; kaldı ki, poliçelerin satışından doğan ve davacıya nakden yapılan ödemelerin, davacıya ciro edilen müşteri çek ve senet bedellerinin yapılan hasar ödemeleri ile müvekkilinin poliçe satışından doğan davacı nezdindeki acentelik komisyon alacağının davacı alacağından düşülmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davacının prim alacağının dava tarihi itibariyle 1.264.821,58 TL olduğu, davalı acentenin komisyon alacağının 181.841,61 TL, geçici hesaptaki davalı acente alacağının 146.574,04 TL olarak dava tarihi itibariyle davacının prim alacağından düşülmesi gerektiği ve davalı kefiller … ve …’nin müteselsilen sorumluluğunun 250.000.000 TL (=250,00 YTL) ile sınırlı olduğu, davacının takip konusu yaptığı çek ve senetlerin tümünün davadan önce davalı şirketten alındığı, davadan sonra yapılan ödemelerin 304.961,36 TL olduğu, çek senet hesabındaki 311.180,00 TL’ye mahsuben … Sigorta ödemesinin 50.880,00 TL olduğu, 7.630,00 TL’nin … Sigorta ödemesi olmadığı, dava tarihi itibariyle kambiyo takibi konusu yapılan çek senetlerin mahsup edilmesi halinde 625.225,93 TL davacının prim alacağı olduğu, dava tarihinden sonra yapılan davalı acente ödemeleri dikkate alındığında 320.264,57 TL davacı alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 320.264,57 TL’nin davalı kefiller … ve …’nin sorumluluklarının 250 TL ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 304.961,36 TL yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.