Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3165 E. 2017/5478 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3165
KARAR NO : 2017/5478
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/11/2015 tarih ve 2015/68-2015/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin KALE ibareli 6,9,19 ve 35. Sınıf ürün ve hizmetleri içeren tanınmış markaların sahibi olduğunu, müvekkilinin anılan işaret yönünden gerçek hak sahipliği ve önceye dayalı hak sahipliğinin bulunduğunu davalının 28.11.2012 tarihinde “KLE” ibareli, 35. Sınıftaki hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğu, başvurunun ilanı üzerine yapılan itirazların TPE Markalar Dairesi ve YİDK tarafından reddedildiğini, ancak başvurunun tescilinin müvekkilinin KALE esas ve ayırt edici unsurlu markaları ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp itibar ve ayırt edici karakterini de zedeleyeceğini ileri sürerek TPE YİDK kararının iptali ile davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE ve şirket vekilleri; her iki markanın görsel, sescil ve anlamsal açıdan farklı olduğunu, yazım biçimi ve kullanılan logolar itibariyle ve bütünsel olarak başvuru konusu işaretle davacı markaları arasında belirgin farklılık bulunduğunu, davacı markalarının tanınmış olmasını da sonuca etkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KALE esas unsurlu çok sayıda markanın sahibi olduğu, KALE ibareli markasının kilit ve benzeri ürünlerle ilgili olarak belli bir tanınmışlığının bulunduğu, davalının Kle ibareli marka başvurusunun 35. sınıftaki hizmetler için olduğu ve tescil kapsamının davacı markalarının kapsamında yer aldığı, taraf markaları arasında görsel, sescil ve anlamsal ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama tüketicilerin davacının markalarını “KALE” olarak algılayacağı, buna karşın davalının başvurusunu da bir bütün olarak Kle olarak algılayacağı, her iki markadaki kelimelerin bütününde gerek okunuş ve anlamsal olarak, gerekse görünüşte yeteri derecede farklılık yarattığı, özellikle sescil ve görsel ile anlamsal farklılığın ilk bakışta anlaşılabilecek seviyede bulunduğu, yazım biçimlerinin yeterli ayırt edicilik taşıdığı, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, davacının “KALE” ibareli markasının kilit ve benzeri ürünleri için tanınmış olmasının da varılan bu sonucu değiştirmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.