Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3510 E. 2017/6276 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3510
KARAR NO : 2017/6276
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ : 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 gün ve 2010/47-2014/162 sayılı kararı bozan Daire’nin 16/12/2015 gün ve 2015/13409-2015/13557 sayılı kararı aleyhinde davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; inşaat sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin 2005 yılında başlayan ‘…’ konut projesinin sahibi olduğunu, projenin ismini marka olarak TPE nezdinde tescil ettirdiğini, markasına yaptığı yatırımlarla bu ibareyi aynı zamanda tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalılardan … 21 … … kurulmuş faaliyetlerini kurmuş olduğu franchising ağı ile tüm dünyada yayan bir emlak pazarlama şirketi olduğunu, diğer davalı …’nun ise … 21 Home olarak franchise ile emlak komisyonculuğu işleri yapmakta olduğunu, davalıların emlak komisyonculuğu yaparken müvekkili şirketin markasını kullandıklarını, özellikle …’nun proje konutlarından birinde home ofis kurarak daire satışı gerçekleştirdiğini, düşük fiyatla yaptığı satışlarlarla zararına yol açtığını, aynı mevkide yer alan ilan panolarında reklam vererek müvekkili ile aralarında bağlantı olduğu izlenimi yarattığını, davalının aynı zamanda aynı ibareyi marka olarak tescil ettirmek için başvuru yaptığını ve alan adı olarak da adına tahsis ettirdiğini, tüm bu eylemlerin kötüniyetli olduğunu ileri sürerek her iki davalı tarafından marka haklarına tecavüzün durdurulması ve men’i, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ve yoksun kalınan kâr ile uğramış bulundukları zararının tazminini ve 100.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Dava dışı üçüncü şahıs … … Hizmetleri A.Ş. vekili; müvekkilinin … 21 … … … ile temsilcilik, ortaklık vs. gibi bir organik bağının bulunmadığını, diğer davalı taraf … ile ortaklık bağı bulunmadığını ve bu sebepler çerçevesinde kendilerinin davada taraf olmalarının söz konusu olmadığını belirtmişlerdir.
Davalılardan … vekili; “…” projesi içinde bulunan dairelerini gerek satarken, gerek kiralarken “…” ibaresini kullanmalarının en doğal hakları olduğunu, davacı şirketin ispat edilebilir bir zararının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davacı vekili ve davalı … vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı … vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalının faaliyet konusunun davacı markasının kapsamında kalan benzer tür hizmet niteliğinde olmasına ve bu şekildeki kullanımının da davacının tescilli markasına tecavüz oluşturmasına göre, davalı … vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 4,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.