YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3549
KARAR NO : 2017/6304
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/12/2015 tarih ve 2014/729-2015/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil ile davalı şirket arasında bulunan ticari ilişki nedeniyle davalı şirket tarafından müvekkiline 30.000,00 TL tutarındaki beş adet bononun düzenlenerek verildiğini, bu bonoların şirket yetkilisi olan davalı … tarafından iki imza ile imzalandığını, ancak davalı şirketin bonoları ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalılar aleyhine asıl alacak ve işlemiş ticari faiz olmak üzere toplam 57.108,96 TL üzerinden ilamsız icra takibinde bulunulduğunu, davalıların icra dosyasına haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; müvekkillerinin davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalı ile olan ticari ilişkisinin 2008 yılından önce başladığı, açık hesap şeklinde işleyen muhasebesel durumda davalının ödeme mahiyetinde takibe konu bonolar verdiği, bonoların vadesinde tahsil edilemediği ve takip tarihi itibari ile davacının davalıdan faturalardan kaynaklanan toplam 43.549,00 TL alacağının bulunduğu, açılan davada kök ilişkiye dayanıldığı için kambiyo vasfını yitirmiş bonolardan dolayı birikmiş faiz ve gecikme tazminatı talep edilemeyeceği, ayrıca kök ilişkide davalı şirket yetkilisinin şahsi sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davalı … aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı şirket aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin icra dosyasına vaki itirazının 30.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline ve asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, zamanaşımına uğrayan bonolara dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, zamanaşımına uğramış bonolara ve temel ilişkiye dayalı olarak açtığı işbu davada, bonoların vade tarihinden itibaren temerrüt faizi talep etmiş olup, mahkemece, davacının bu talebi kambiyo vasfını yitirmiş bonolardan dolayı temerrüt faizi talep edilemeyeceği gerekçesiyle reddedilmiştir. Ancak, davaya konu bonoların verilmesine sebep olan fatura alacağının bulunduğu ve bu alacak için zamanaşımına uğramış ve yazılı delil başlangıcı niteliği kazanmış bonolar nedeniyle borçlu olduğu tespit edildiğine göre, davacı yararına bonoların vade tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu durumda, mahkemece, davacı yararına yazılı delil başlangıcı niteliğindeki bonoların vade tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde temerrüt faizi talebinin reddi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı şirket vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.539,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı şirketten alınmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.